Taraftar Olarak Ötesi (Emre)

Eskiden saatlerce beklerdik maca gidip. Ama o ortam bir sosyallesme yeriydi arkadaslarimizla. Kac tane cok sevdigim insani mac vesilesiyle tanidim. Her katmandan insanla iletisim kurabildigimiz, hayati tanidigimiz bir yerdi. Fanatiktim, fanatiktik, ve bu gurur vesilesiydi. Bugun olay biraz daha farkli.

1979’dan beri maca gidiyorum. Sabah sabah suratim eksidi, ki ne eksime. Ve artik bu sene (fb maci haric) maca gitmeme hatta bu gidisle seyretmeme kararimin dogrulugunu anladim.

Gerets

Esasinda belki de bu senelik bir olay da degil.

Uzundur, son bir kac senedir diyeyim, maca gittigimde etraftaki insanlarin hal ve hareketleri, o korkunc negatif enerji, hirs ve tukurukler icinde patlayan kufurler ziyadesiyle rahatsiz ediyordu. Basarili donemlerde de !

Ama aliskanlik, ama tutku, ama sevgi ne derseniz deyin, tek bir kelime ile aciklanacak bir sey olmadigi kesin, gidiyordum. Bir hayat tarzi olmustu ‘mac’ benim icin, ki artik degil demek icin de erken.

Istanbul’da olup da 3 mac ustuste gitmedigim olmus bir sey degildir. Ama oldu iste. Denizli, Erciyes, Trabzon maclarina gitmedim.

Insan hem degisiyor, hem gelisiyor, hem yaslaniyor, bir seyler oluyor herhalde ne bileyim. Cikis noktam Ege’ydi cunku evde oturup onunla uyku saati oncesi oynayabilmeyi stad ya da tv karsisinda sikilmakla mukayese bile edemeyecegimi biincalti bilmekle beraber uygulamasi zor oluyordu. Galatasaray sagolsun Denizli ve Erciyes maci hem de gitmememe ragmen beni o kadar baydi ve bunaltti ki ampul yaniverdi.

Halı sahayı ayri tutuyorum yalniz. En icimi kipir kipir yapan, her oynayacagim zaman keyifle sahaya gittigim, oglum ben elinden tutarken her solu patlattiginda gozumu parlatan olay. Onda bir degisiklik yok.

Dun aksam, vesilesiyle Konya macinin (iyiki!) sadece 20 dakikasini seyrettigim, Cem Yilmaz’a gitmeden (guldum ama eskisi gibi degildi) Emin’le (Durukan) telefonda konusuyorduk.

O da etrafimda cogu insan gibi bezmis vaziyette ki en azindan cisiniz geldiginde efendi gibi gidebildiginiz bir stadlari var. Zaten benim de hep dusundugum bu ortama Ege’yi goturmek istemezsin gibisinden lafini soyleyiverdi ve haklisin ayni seyi dusunuyorum dedim.

Simdi bunlari yazarken diger Emin’in (Ozgur) cocugunun dogumu sonrasi insallah benim gibi fanatik olmaz lafini hatirladim.

Herkes belli bir yasa gelince kendi cocuklugunun ve gencliginin simdikinden daha guzel oldugunu soyler. Aksine pek rastlamadim.

Ama bu mac konusu hem oyle hem degil. Eskiden saatlerce beklerdik maca gidip. Ama o ortam bir sosyallesme yeriydi arkadaslarimizla. Kac tane cok sevdigim insani mac vesilesiyle tanidim.

Her katmandan insanla iletisim kurabildigimiz, hayati tanidigimiz bir yerdi.

Fanatiktim, fanatiktik, ve bu gurur vesilesiydi.

Bugun olay biraz daha farkli.

Evet, maca gitmek gelmek girmek cikmak fian belki daha rahat ama olay sadece saha icine odakli gibi sanki. Halbuki bizler icin isin guzelligiydi tribun.

Uc mac kazanin gorurum ben seni diyen sevenlerim yakinlarim muhakkak oluyordur simdi okurken ama olayin son uc macla alakasi olmadigi gibi bundan sonraki uc macla da alakasi yok benim icin artik.

Taraftarlik ve futbol keyfi benim icin ic ice olmali. Eskiden sahanin icindekinin onemi yoktu cunku hayatimiz bu isin etrafinda donuyordu, artik bu yasta iyi ki donmuyor. E o zaman da eskiyi bir cok konuda devam ettirmek zor bile degil imkansiz.

Hele su tum yasananlari, staddaki atmosferi, insanlarin tahammulsuzlugunu gordukce.

Ozellikle Londra’da yasadiktan sonra hep Ingilizlerin futbol yaklasimina ozendim, bizde de olsa colugumuz cocugumuz bu sekilde futbolu sevse dedim kendi kendime.

Gecen sene Mayis ayinda hayatimin en buyuk pozitif duygusal patlamalarindan birini yasadim Galatasaray’la. Ve bunu yastan takimin basinda durusu haric bayilmadigim, teknik olarak vasat buldugum, begenmedigim antrenor Gerets vardi.

O patlamayi ben degil kac milyon insan yasadi.

O milyonlardan 70 tanesi dun aksam havaalanina gitmis ve Gerets’i tartaklamaya calismis.

Nasil yani ya?

Adami sevmezsin, istifa dersin filan anlarim ama tartaklamak neyin nesidir sana su basariyi yasatmis onca imkansizlik icinde adama.

Belki bu tepkiyi gelmis gecmis en buyuk Galatasaraylilardan birisi olan Hagi’ye sise atildiginda vermeliydim, ama demek bugun gelmisim o noktaya.

Ve o zihniyet icinde 70 kisi yok sadece. Onlar alana gidenler, bir de iyi ki gitmeyen yuzbinler hatta belki milyonlar var.

Dun aksam Cem Yilmaz askerlik anilariyla alakali olrak ‘orada homo sapiens olma otesi asgari bir musterek bulamiyorsun yani bunda ayip bir sey yok o da yeme icme sicma uyuma’ dedi.

Ayni hesap iste benimki de bugun gelinen tahammulsuzluk noktasinda.

Ben 15 yasima kadar kimi zaman sinirden kudurtuldum, kimi zaman aglatildim, bu takimin pesinde kostum sampiyonluk nedir bilmeden.

Ondan sonra bu ulkede taraftarlik ve iddia ediyorum belki bir 20 sene icin daha FUTBOL adina en yukseklere cikartti bu takim beni.

Ve o noktaya en yakin mutlulugu su veya bu sekilde yasatmis adama bu reva gorulebiliyor.

Musaadenizle…

2 thoughts on “Taraftar Olarak Ötesi (Emre)”

  1. Bunu ben yazmadım yahu! Bak parantez içerisinde “Emre” demişim. Mahlas kullanan bir kişi de değilim.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *