Taze Babalara Öğütler – Bebek Bakma Ekolleri

Her gün saat 17:48’de bebek 23 dakika (veya 40 cc, hangisi önce gelirse) emzirilecek. Ardından bebek 42 dakikada uyumuş olacak, uyumazsa tek kolla 20 tane şınav çektirilecek. Bebek tam 2 saat 13 dakika uyuduktan sonra hala uyanmadıysa üzerine soğuk su dökmek suretiyle uyandırılacak. Hala uyanmadıysa yanında bir bardaktan öteki bardağa su dökmek suretiyle işetilecek.

Sıkı takipçim olan babalar hatırlayacaklar, bebek doğunca karısı doğurur doğurmaz sudan çıkmış baba balığa döndüm. Hadi benim için öyle olması çok şaşırtıcı değil diyelim ama hamilelik sırasında sadece 3 kitap okuduğum için beni ilgisiz bir hayvan olmakla suçlayan küçük hanım her 3 saatte bir uyanacağını ve 1 saat emzirmeye çalışacağını ardından 2 saat sonra bir sonraki tur için uyanacağını bile bilmiyordu.

Bir taraftan uykusuzluk ile boğuşurken bir taraftan da benim durumumdaki her hayvanın yapacağı gibi durumu araştırmaya devam ettim. Meğersem hamilelik yerine bebek üzerine konsantre olsaymışız daha hayırlı olacakmış (bkz. Müstakbel Babalara Öğütler – Son Dakikalar yazımdaki inek aile).

Patron Kim?
Yeni doğan bebeklere nasıl davranılacağı hakkında farklı teoriler var. Konu karmaşıklaşıp psikoloji gibi müspet olmayan bir bilim haline gelince bazı art niyetli anne ve babalar canlarının istediğini söyleyen ekolü biryerlerden bulup çıkarabiliyorlar.

Çocuğunu tamamen patron haline getirip hayatını ona göre yaşayacak olanlar için de bir ekol var, annenin programına göre çocuğu sustalı maymun yapacaklar için de.

Konunun gördüğüm kadarıyla iki esktremi sert tarafta Gina Ford, yumuşak tarafta Dr Sears. Ford asker emeklisi gibi duran bir İngiliz dadı (ki bana hep İngiliz değil de İsviçreli olması gerekiyormuş gibi geliyor). Dr Sears ise aynı zamanda 14-15 veya daha fazla (sayısını bilmiyor olabilir) çocuklu bir hippi ailesinin babası olan doktor.

Sustalı Maymun

Gina Ford’u Dinlerseniz Bebeginiz Buna Benzeyebilir

Gina Ford’u dinleyecek olursanız bebeğin 24 saatini detaylı bir şekilde programlamanız ve bu plana harfiyen uymanız gerekiyor. Mesela her gün saat 17:48’de bebek 23 dakika (veya 40 cc, hangisi önce gelirse) emzirilecek. Ardından bebek 42 dakikada uyumuş olacak, uyumazsa tek kolla 20 tane şınav çektirilecek. Bebek tam 2 saat 13 dakika uyuduktan sonra hala uyanmadıysa üzerine soğuk su dökmek suretiyle uyandırılacak. Hala uyanmadıysa yanında bir bardaktan öteki bardağa su dökmek suretiyle işetilecek.

Şayet Ford Hanım’ın söylediklerinden sapmaya kalkarsanız cocuğunuzun toplumla uyumsuz bir pırasa gibi büyümesinin tek sorumlusu da siz zalim ebeveynler olacaksınız.

Yazının burasında çok sevdikleri pırasa sebzesini kötü bir benzetme için kullandığım için yazılarımı kocalarından gizlice okuyan annelerden özür dilerim. Babalardan özür dilemeye gerek duymuyorum zira pırasayı seven delikanlı varsa zaten layığını bulmuş ve dominatriks tabir edilen cinsten bir kadınla evlenmiştir. O kadın da gerekeni yapıyordur.

Konuyu dağıttık.

İkinci ekstremde Dr Sears’dan bahsetmiştim. O da “bebeğiniz ne zaman isterse o zaman istediği kadar emzirin. Zaten bundan sonraki hayatınızı yaşamasınız da olur, çünkü artık siz yoksunuz, bebeğiniz var” ekolünün, bir elinde beline dayadığı bayrak dalgalanırken öteki eliyle batonunu havaya atıp tutarak en önde giden temsilcisi.

Bu ikisinin ortasına düşen mantıklı insanlar da var. Benim sevdiğim kişi kitabının ismi çok kötü de olsa (The Secrets of the Baby Whisperer) Tracy Hogg (http://www.babywhisperer.com). Hogg Hanım bebekleri kategorilere ayırmış ve kategorisine göre bebeğe farklı muamele öneriyor. Ana fikri bebeklere doğduğundan itibaren normal insana davranır gibi davranmak.

Doktorlar

Bebeginizi Hangisine Emanet Edersiniz?

3 Ay Daha İçeride Kalsaydı
Harvey Karp isimli Amerikalı doktorun ise ilginç bir teorisi var. Bu teorisini aslında 10 sayfalık bir yazıda açıklayabilirmiş ama oturup 250 sayfalık bir kitap ve 45 dakikalık bir DVD haline getirme yoluna gitmiş.

Karp der ki; doğadaki her hayvanın bebeği doğar doğmaz annesinin az yardımı ile yaşayabilecek durumdadır. Yeni doğan eşekler anında koşmaya başlar, yeni doğan sırtlanlar önemli isteklerini çok zorlanmadan anlatabilirler, yeni doğan çıyanlar “hello papa, bonjour papa” deyip yemek aramaya çıkarlar. Doğadaki yenidoğanlar içerisindeki en acizi ise maalesef bizimkidir. Dördüncü ayları gelene kadar dünyayla düzgün ileteşim kuramayan insan yavruları ebeveynlerine ziyadesiyle bağımlı olurlar.

Karp Bey bunun açıklaması olarak da evrim esnasında insanların beyinlerinin fazla geliştiğini, o haddinden fazla büyüyen kocaman kafanın anneden çıkabilmesi için de bebeğin aslında ana karnındaki gelişimini tamamlayamadan mecburen dışarı pırtladığını öne sürüyor. Doğa sezaryan olasılığını atlamış tabii – ileride artan sezeryan oranı yüzünden bu durum değişebilir!

Sonuç olarak Karp Bey 4 aydan küçük bebeği (özellikle ingilizcede (yanlış bir şekilde) colic bizde ise gazlı bebekler olarak bilinenleri) rahatlatmak için ana rahmindeki atmosferi kopyalamamız gerektiğini iddia ediyor.

Bu da şöyle yapılıyor:

  • Bebeği sarsmadan çalkalayın. Ana karnında suyun içerisindeki sallanma hissini vermek için.
  • Ağzına emzik benzeri bir aparat tıkıştırın. Bebeklerin emme içgüdülerinin tatmini için.
  • Sıkı bir şekilde kundaklayın. Bebek ana karnında dar bir alanda yaşamaya alışık, hatta bu onu güvende hissettiriyor. Ayrıca Moro refleksi denen uyanıyor gibi olunca ellerin havaya fırlaması ve tutunmaya çalışması kundaksız bebekleri uyandırabiliyor.
  • Şşşşşş sesi veya başka bir “beyaz gürültü” denen cins sesi dinletin (saç kurutma makinası çok işe yarıyor). Bu da bebeğe ana karnında sürekli duyduğu gürültüyü hatırlatıyor.  Teknolojik babalar için iphone’a bir beyaz gürültü programı bile yazılmış: yuh artık
  • Bebeği karnı üstünde yan çevirin. Bu pozisyon nedense bebeklerin en rahat ettiği pozisyon. Uyurken yapmayınız.

Tabii Karp Bey Amerikalı olduğu için bu beş maddeyi ilk harflerini kullanmak suretiyle bir kısaltma haline getirmiş. Ama bu kısaltma şu anda ben yazarken sonuncu maddeyi hatırlamama yardımcı olmadığına göre işe yaramıyor demek ki!

Esek Sipasi

Yeni Dogmus Bir Esek ve Sipasi, “Eşeksipasi” Ne Guzel Laf

Bu maddeleri anneannenize söylerseniz size “bunu öğrenmek için www.sarapci.com’u mu okuman gerekiyordu bre salak oğlum?” diye soracaktır. Zira bunlar birçok kadim kültürde yıllardır tedavülde olan uygulamalar.

Karp’ın annanelerimizden yürüttüğü bu beş madde hem bizde hem de denek olarak kullandığım arkadaşlarımın ağlayan bebeklerinde çok işe yaradı. İlgilenenler için adamın web sitesi: http://www.thehappiestbaby.com/. Aslında kitaptan çok dvdsini tavsiye ederim, hem daha az vakit harcarsınız hem de bazı yaptıklarını izleyerek daha iyi anlarsınız.

Kısacası (en azından bebek konusunda) anneannenizin sözünü dinleyebilirsiniz. Annenizi dinleyin demiyorum zira bizim gibi 70’lerde doğan pre-özal jenerasyonundansanız o ekol gereğinden sert bir ekolmüş. “Bırak ağlasın zırlasın namussuz, dünyanın kaç bucak olduğunu görsün” ekolü. Karp’a göre ise bu ekol ancak dört aydan sonra başlayabilir. O da ihtiyari.

Neymiş, bazı konularda dünyanın her tarafında aynı şekilde yıllardır süregelen bazı geleneklerin bir kıymeti varmış. İnsanlığın kolektif bilgisi modern yaşama geçerken silineyazmış.

Herhalde yavaş yavaş doğru yolu bulacağız. Enseyi karartmayın!

Önceki Yazı:Müstakbel Babalara Öğütler – Doğum
Sonraki Yazı:Dünyanın En Güzel Sesi (Yalın)

7 thoughts on “Taze Babalara Öğütler – Bebek Bakma Ekolleri”

  1. Merhaba,

    Tracy Hogg’un kötü isimli kitabı güzel bir isimle yayımlandı, Bebek Bakım Sorunlarına Mucize Çözümler, ilgililerine duyurulur

  2. Pirasa cok severim, ama helme olacak.

    Ilk cocukta defter tutulur. Kusmuk kivaminda kakanin rengi, kivami (taneli vs. tanesiz hardal), isedikten once ve sonra bez agirligi, kac saatte bir emzirildi, ne kadar sure emzirildi, son kalktigimizda ilk once hangi memeyi vermistik, vs. vs. vs.

    Ikinci cocukta defter tutulmaz. Doganin akisina birakilir hersey. Defter tutmaya kalkarsan da ilk cocuk defteri bulur, boyama defteri yapar, saklar, bi ise yaramaz.

    Haa bu arada tabii acaba ikinci cocukta hatirlatma mahiyetinde de mi ilk cocugun bu kayitlari kullanilmaz diye merak ediyosaniz, onu da soyleyeyim. Kullanilmaz.

    Karp’in 5 ilkesine verdigi ad Karp’s 5 S’s… Senin dizdigin sirayla: Swing, Suck, Swaddle, Shush, Side/Stomach. Swing ise yariyo ama tehlikeli. Bebek alisirsa kurtulamazsin. Suck da oyle ama emzigi erken alirsan bu sefer parmak muptelasi olur cocuk. O zaman tam gecmis olsun. Swaddle bunlar arasinda en muhimi. Kundaklamak icin de belli teknolojiler gelismis durumda bildigin gibi. Shush ise yariyo ama alternatif olarak ana rahminde bebegin 9 ay boyunca damarlardaki akan kanin yankilanmasi dolayisiyla duydugu sesi emule eden, Knight Rider’daki KIT’in onundeki (daha genc okuyucularin icin Opet reklamlarindaki Murat 124 diyelim) kirmizi isigin gidip gelirken cikardi sese benzeyen 60 dakikalik kayitlarin bulundugu ve $19.99’a satilan CD’ler dekman. Son olarak Side/Stomach da faydali ama yapmasaniz daha iyi. Artik zaman “Back-to-Sleep” zamani…

    Ayhan Dayin’in bahsettigi Anne-Annane horozlasmasinda dogru cevap ikisinin arasi. Cocuk aglarsa yanina gideceksin, sirtini oksayacaksin, yalniz olmadigini anlamasini saglayacaksin. Ama kucaga alirsan yandin. Ilk 3-4 ay sonrasi icin gecerli.

    Tebrikler. Sahane bir yazi daha.

  3. Tahir: Abicim, merak etme. Ona zamanı gelince uygun şekilde izah ederiz. Bir nevi savunma mekanizması falan diycez.
    Beko: Doğru demişsin. O defter hala devam ediyor bizde. Hatta kakasının miktarı bile var (az/çok olarak, yoksa tartmıyoruz).
    Gökçe: E yaz tabii! Anneler de savunsunlar kendilerini 🙂
    Dayı: O hikayeyi hatırlıyorum ama detaylarını öğrenmek de güzel oldu!  Demek şantaj yapıyormuşum!!!

  4. Sen doğmadan evvel “Bilimsel Annen” bir yığın kitap okudu.. ve yeni emekli bir kominist olarak tabiki en fasişt yöntemi benimsedi.. annem ile kavgasını çok iyi hatırlıyorum..
    “Anne!! çocuk ağlayınca kucağına alma 100 defadır diyorum.. ve sen karışma çocuk sana ve bize şantaj yapıyor bırak ağlaya ağlaya susar” ve annemin “Gadalarını aliim yavrum” (eski Asya cümlesi… Günahlarını Alayım) fısıltıları ile Annen görmeden kaçak olarak seni kucağına aldığını hatırlıyorum. Yıllar sonra Annem haklı çıktı en son moda doktor bilmemne nin kitabına göre çocuk ağlar ağlamaz kucağınıza alın anne kokusunu, ısısnın ve güvenini hissetsin oldu iş..
    Anneannene yat kalk dua et..
    Ayhan Dayı

  5. super yazi diyorum tabii ki… zevkle okuyoruz efem!!! eline saglik… ehh ben de uykusuz gecelerimde 1-2 sey yazsam iyi olacak sanirim…

  6. en onemli noktayı unutmussun; ilk 2 ay bebegin duzenini (gina ford yontemi) saglamak ve bunu kontrol altına almak adına annelerin tuttugu gunluk – daha dogrusu ‘saatlik’. İlk 2 ay boyunca gun ve saat atlanmadan girilen ’emzirdi’, ‘uyudu’, ‘sıctı’, ‘gaz cıkardı’ gibi eseksıpasının gunluk ihtiyaclarının tumunun harfiyen yazıldıgı ve takip edildigi bu defter, 3. ay itibariyle evin bir kosesinde yalnızlıga birakılıp bir hatıra defteri olmaya baslar; eseksıpası buyuyunce ‘ulan bunlar da her yarım saatimi takip etmisler sapıklar’ dedirtecek bir hatira defteri….

  7. Emin yazilar cok iyi abi, biraz daha yazarsan seriyi Hurriyet’e de satabilirsin.

    Fakat kucuk biir uyari yapmak istiyorum Orhan okuma yazmayi ogrenmeden bu yazilari sil abi.

    Asil babasinin kendisi hakkinda dusunduklerini ogrenirse o zaman bozulabilir.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *