Ertesi sabah 1 saat kadar vaktimiz vardı, hemen kalkıp bir taksiyle eski şehre gittik. (Taksiciler tek kelime ingilizce konuşmadıkları için otellerde gidilesi yerlerin isimleri ingilizce ve çince yazan kartlar veriyorlar.) Eski şehir adeta amerikan ortabatı şehri Şangay’ın ortasında bir çin mahallesi! 11.yy’daki Şangay surları bu kısmın etrafındaymış. Daha sonra sömürgeciler bu bölüme tenezzül etmeyince eski halinde kalabilmiş.
Archive for March 2008
Bu haftasonu evde hasta yatınca siteyi bir kez daha değiştirecek zamanı bulabildim. Bu seferki değişiklik geçen seferki kadar çok ve etkili değil. Daha çok görsel şeyler.
Çin denince akla gelen ilk aktivitelerden biri kimileri için tabii ki alışveriş. İlk sabahımızda Shanghai’ın “Old Town”ında tipik Çin mimarisi (çatıların köşeleri kıvrımlı) evlerin arasında dolaşırken irili ufaklı tıklım tıklım dükkanlarla karşılaştık ama en çok dikkatimizi çeken “Luviton Luviton Gucci Prada” diye üstümüze atlayan üreticiler oldu. Önce ana caddede elinde katalogla turistlerin ilgisini çekiyor, sonra “tu minits” diye diye ten minits uzaktaki dükkanına götürüyor ve genelde asıl dükkan başka bir dükkanın arkasındaki gizli bir kapının ardında oluyor – ordaki kalabalığı ve Batılı turistleri görünce şaşırmamak elde değil. Pazarlık konusu inanılmaz tabii ki.


