Amsterdam’da Pantolon ve Koşu Ayakkabısı Alışverişi

Amsterdam yazımı aslında Schalke – Galatasaray maçı yazımın içinde yazmıştım ama sonra bu iki yazının çok farklı okurlara hitap ettiğine karar verip ikisini ayırdım. Bu orijinal yazının ilk ve daha az delikanlı olan kısmıdır. Kardeşimle beraber son dakikada bilet bulduğumuz için Schalke – Galatasaray maçı için Almanya’nın en sevimsiz kasabası Gelsenkirschen’e Düsseldorf yerine Amsterdam’dan gitmek zorunda kaldık. Uçağımız sabahtan indiği için Amsterdam’da 6 saatimiz vardı, bu vesile ile şehirde iki tane güzel keşfim oldu, onlardan başkaları da faydalansın yazıyorum. Öncelikle Amsterdam’a ilk defa gelecek olanların alışveriş öncesinde Anne Frank Evi, Van Gogh Müzesi, (bugünlerde uzun tamirat sonrasi yeniden açılacak olan) Rijksmuseum ve benden duymuş olmayın ama Red Light District gibi yerleri görmelerini öneririm. Hava güzelse kanalda tekne gezisi de fena olmaz. Şurada da güzel bir Timeout listesi var: işte şurada.

Serbest Kıyafet Sorunu
Şirkette yaklaşık 10 senedir Cuma günleri serbest kıyafet izni var. Bir süre önce bu kararımızı biraz daha genişletip kot pantolon giyilmesini de serbest bıraktık. Fakat serbest kıyafeti tarif etmek zor, kot pantolon serbest mi? Çılgınca taşlanmış olanları serbest mi? Yırtık olanlar serbest mi? Üzerine mantı dökülmüş gibi duranları uygun olur mu? Ne kadar yırtık olunca yırtık sayılıyor? Önceleri kolaya kaçıp direk kot pantolon hariç demiştik, ama bu sene onu da biraz daha tarif ederek serbest bıraktık. Serbest Kıyafet

Ekofinans Web Sitesi Serbest Kıyafet Haberi Resmi, Ekonomi Basınımız İçin Serbest Kıyafet Bu Demek

Kot pantolon serbest kalınca genelde kot pantolonları biraz daha eski ve yıpranmış olan bendeniz için efendi pantolon alma ihtiyacı zühur etti. Alışveriş yapmaktan hoşlanmam, alışveriş opsiyonları içinden en az sevdiğim de giyme-çıkarma tembelliğimden dolayı pantolon alışverişidir. Dolayısıyla şu andaki kot pantolonlarımı (nispeten efendi olan bir tanesi hariç) 7-8 sene önce almıştım. Efendi pantolondan kastım blazer ceket altına giyince sırıtmayacak renk ve modelde (ve yırtıklık seviyesinde) pantolonlar olduğu için Google araması sonrasında bulduğum Tenue de Nimes isimli dükkanı Evernote Amsterdam listeme aldım. İki şubesinden birisi istasyona da çok yakındaydı. Bu dükkan denim ve aksesuarları üzerine uzmanlaşmış bir yer, yaklaşık 10-15 marka ve her markanın bir dolu rengi ve modeli var. Fiyatları makul olan Levi’s’lar Lee’ler de var, makulun üzerinde denilebilecek Japon ve California markaları da. Dükkana girdim çıktım ve bütün işimi hallettim, yolu Amsterdam’a düşecek olanlara tavsiye ederim.

Koşu Ayakkabısı
Koşu yazılarımından ilkinde anlattığım gibi koşu ayakkabıları bir süre sonra özelliklerini kaybediyorlar. Birkaç Avrasya ve Viyana Yarı Maratonu’nu koştuğum siyah Asics GT 2170 ve kırmızı-gri New Balance ayakkabılarımın miyadları doldu. Bunlarla yaptığım koşular sonunda baldırlarım Emre Belözoğlu baldırı gibi oluyor ve 2 gün ağrıyor. Şimdiki Asics’lerimden memnun olduğumdan aynılarının yeni modelini almaya karar verdim. Yine Google sağolsun Leidseplien’in çok yakınında Asics’in flagship store (Amiral Gemisi, Asics Dükkanlarının Hürriyet gazetesi gibi düşünebilirsiniz) denilen dev dükkanlarından bir tanesinin olduğunu farkettim. Üstelik öğle yemeği için gitmeyi düşündüğüm muhteşem etçi/kaburgacı Castell’in taş atımı mesafesindeydi. Can boğazdan gelir, öncelikle Castell’e uğradık ve akşam 17:00’de açıldığını üzülerek öğrendik. Yelp’ten benzer bir yer daha buldum ama o da 16:00’da açılıyordu. Mecburen Leidseplein’in üzerindeki über-turistik tıksırıncaya aksırıncaya kadar kaburga ye hepsi 9.00 Oyro (Hollandalı Türk Türkçesi) yazan dükkanına girdik, aslında hiç de fena değildi. amsterdam_asics

Karlar Altında Asics Amsterdam (Picture Credits Huzuzh)

Böyle öküzce bir yemek sonrasında spor düşünmek iyi geliyor. Barbekü sosunun kokusu çıksın diye ellerimi 7 kere yıkadıktan sonra soğuk havada ivedilikle yolun öteki tarafındaki Asics dükkanına geçtim. Bu amiral gemisi dükkanlardan Amsterdam dışında Londra’da, Barcelona’da, Kopenhag’da da varmış. Amiral gemisinin özelliği Asics’in bütün modellerinden bol bol olmak dışında normalde zor bulunan geniş versiyonları da olması ve bence en önemlisi ayak laboratuarında en uygun Asics ayakkabayı bulmanıza yardım etmeleri. Bana bakan Fas asıllı delikanlı maça da gideceğimi öğrenince ekstra ilgilendi. Sneijder, Drogba, Burak Yılmaz, Amrabat, Muslera hakkında konuştuk. Selçuk’u tanımıyordu, yakında tanıyacağını iddia ettim.

Konumuza dönecek olursak ayakkabılarımdan memnun olmama rağmen meraktan bilimum testleri yapmaya karar verdim. Önce ayaklarımın kenarlarına ufak mavi nokta stickerları koydu, sonra ayaklarımı bir kutuya sokturup 3 boyutlu scan etti. Scan sonunda ayaklarımın tam olarak numarasını ve daha önemlisi genişliğini belirledi. (¨Kocam dışarıda bekliyor Doktor Bey¨ fıkrasını bilenler bilmeyenlere anlatsın.) Ayağımın taraklı tabir edilen cinsten olduğunu görünce her zamaki ayakkabımın aynısının geniş versiyonunu denetti, daha rahat ettim. Bundan da önemlisi ayağıma uygun nötr bir ayakkabı ile koşu bandında koşturup ayağımın yere bastığında sağa veya sola çekip çekmediğine baktı (GORA’daki en güzel espri ¨Gemi sola mı çekiyor Kona?¨ esprisidir!). Londra’daki dükkanda kas kuvveti, VO2max seviyesi gibi başka şeylere de bakıyorlarmış, gitmek farz oldu. Ayak şekline (düztaban – yüksek taban arası) ve videodaki görüntüye göre uygun ayakkabı vererek bu pronation denilen ve sakatlanmaya sebep olabilecek bu ayak hareketini engelliyebiliyorlar. Seçilen yeni ayakkabı ile bir kez daha koşup yine videodan ayağınızın normale döndüğünü görüyorsunuz ve ayakkabıları alıp çıkıyorsunuz. Ayakkabı almazsanız bu işleme 20 Oyro alıyorlar ama ben zaten alacaktım ondan bunu da hallettim.

Ciddi koşacak olan herkesin ayak şekline uygun ayakkabı kullanması gerektiğini bir kez daha hatırlatmayı görev bilirim. Ayakkabı işini de halledince yazının ikinci kısmı olan Schalke – Galatasaray tren yolcuğuna çıktık. Bu yazı spor yazısı okurları için şurada.

Related Posts
  1. Ertuğ: Asics Japon markası tabii. Yapar onlar.

  2. Ayakkabi muhim mesele. Ben de bir suru denemeden sonra NB’in bir modeline baglandim. model yeniledikce ayni seriden devam ediyorum. Yanlis ayakkabi bende diz problemi yapmisti.

  3. Adamlar bunun da mi ilmini yapmis?

Leave a Comment

To create code blocks or other preformatted text, indent by four spaces:

    This will be displayed in a monospaced font. The first four 
    spaces will be stripped off, but all other whitespace
    will be preserved.
    
    Markdown is turned off in code blocks:
     [This is not a link](http://example.com)

To create not a block, but an inline code span, use backticks:

Here is some inline `code`.

For more help see http://daringfireball.net/projects/markdown/syntax


NOTE - You can use these HTML tags and attributes:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>