Baba Yazıları: Aktivite Ebeveynleri

Standart bir Cumartesi sabahı 9:00’da, büyük çocuğu Bağcılar’daki satranç turnuvasında sandalye kavgası yapan annelerin arasından sıyrılıp okul hocasına teslim ettikten sonra ikinciyi 09:58’de Maslak’ta cimnastiğe yetiştirdim. Oturacak yer kalmadığından yere bağdaş kurup bekledim, arada suyunu verdim, aktivite bitince küçük ile abisinin yanına Bağcılar’a geri gittik.

Standart bir Cumartesi sabahı 9:00’da, büyük çocuğu Bağcılar’daki satranç turnuvasında sandalye kavgası yapan annelerin arasından sıyrılıp okul hocasına teslim ettikten sonra küçüğü 09:58’de Maslak’ta cimnastiğe yetiştirdim. Oturacak yer kalmadığından yere bağdaş kurup bacaklarım karıncalanayazana kadar oturarak, sonra da ayakta bekledim, aktivite bitince küçük ile abisinin yanına Bağcılar’a geri gittik.

Bağcılar’daki turnuva okulunda takımdaki diğer çocuklar, ebeveynler ve okul hocası ile yemek yedik. Büyüğü okul takım hocasına emanet ettim, küçüğü Beşiktaş’ta park yeri olmadığı için yoldan müzik okuluna bırakıp, arkadan korna çalan taksiye lahavle çekip, hocasını telefon ile arayıp vardığını teyid ettikten sonra büyüğü almaya Bağcılar’a döndüm.

Turnuva sonunda büyük ile Beşiktaş’a döndük. Ara sokakta park yeri bulup müzik okuluna yürüdük, küçüğü aldık ve Kavacık’ta arkadaşına bıraktık. Büyük ile Kavacık’ta (menüde ismi americano olarak geçen) neskafe içerken ödev yaptıktan sonra küçüğü de arkadaşından alıp karşıya eve döndük.

Haftasonu çocukları haldır huldur oradan oraya götüren veli profili bizim anababalarımızın jenerasyonunda bu kadar da acımasız değildi diye hatırlıyorum. Ama geçenlerde dinlediğim bir podcastte (Song Exploder: Metallica) vahşi görünümlü meşhur rocklerlar Lars Ulrich ve James Hetfield’ın da sabahları 8’de çocuklarını okula bıraktıktan sonra 8:00-15:00 arası stüdyolarına kapandıklarını, 15:00’te tekrar çıkıp çocuklarını çocuk aktivitelerine götürdüklerini dinleyince kendime daha az acımaya başladım. Tabii zamanla geliştirdiğim savunma mekanizmaları da işe yarıyor, sevdiğim bir tişörtümde yazdığı gibi klişeler zaman kazandırır.

İnsanlar yerleşik hayata geçmeden önce evrilen insan beyni, ormanda karşısına çıkan hemcinsini ivedilikle değerlendirip gard almak maksadıyla karşısındakini sınıflandırmaya meyilli. Başımı sık sık belaya sokan bu içgüdüm ile çocuk aktivitelerinde kafamda şekillenen ebeveyn tiplerine kafamda isim takmaya başladığımı farkettim.

Futbol

Bizim Zamanımızda Böyle İmkanlar Olsa…
(Kaynak: Tikkho Maciel)

Anne Cinsleri
Deep Blue1 Anne: Her türlü çocuk olayına hakim, mekandaki diğer hemcinsleri ile samimidir. Kendi ekibindeki diğer annelerin çocuklarını da çekip çevirir. Deep Blue anneyi telefonunuzun favoriler kısmında tutmanızı öneririm, zira okul ve etrafındaki aktiviteler hakkında öğretmenlerden daha derin bilgiye sahiptir, ayrıca geniş veli ağı sayesinde gelişmeleri her açıdan inceleyebilir. Baba versiyonu bazen anne baba çalışıyorsa ve anne dominant ise görülebilir fakat sofistikasyon açısından bir Deep Blue olamaz.

Deep Blue annelerin anlayamadığım bir özelliği de babalarla konuşmamalarıdır. Babaları uzaktan tanısalar da merhaba demezler. Hatta mübalağa etmiyorum, benim yanımdaki diğer anne ile benim içimden bakarak konuşanını bile gördüm.

AlphaGo2 Anne: Deep Blue annenin üst sınıfta başka çocuğu olan sürümüdür. Bunlar büyük çocuk kıdemi sayesinde küçük çocuk çevresinde bir üst rütbededirler. Baba versiyonu bulunmaz.

Depresif Anne: Aktivite esnasında kimse ile sosyalleşmeden üzgün bir şekilde telefonuna bakar. Aktivite sonunda çocuğunu öpüp koklayarak karşılar ve eli çocuğun omzunda konuşarak (“bugün harika burgular yaptın aşkım”) uzaklaşır. Baba versiyonu bulunmaz zira depresif babalar haftasonu başka aktivitelerde zaman geçirirler.

Anne-Baba İkilisi: Tek çocukları vardır. Olaylar annenin kontrolünde gelişir, babanın görevi gerektiği yerde araba ile birşey getirip götürmek, diğer babalar ve hoca ile iletişim kurmaktır.

Baba Cinsleri
Sporcu Baba: Bu baba tipi gençliğinde bir okul takımında spor yaptıktan sonra hayatına göbek büyüterek devam etmiştir. Çocuğunun sevdiği sporu yapıyorsa antrenman kaçırmaz ve yandan tüm takıma taktik verir. Antrenör ile “sen” seviyesinde konuşabilecek ve cep telefonundan arayacak samimiyettedir. Çocuk takımının maçlarına onun arabası ile gidilir.

İş Yapan Baba: Yanında basılı Excel tabloları veya laptop ile gelir, aktivite esnasında kafasını kaldırmaz. Büyük ihtimalle o gün ailede olan bir sağlık veya lojistik sorunundan dolayı gelmiştir, iyi bakın bir daha görmezsiniz.

Baba Grubu: Çocuklarını aynı saatte aynı aktiviteye karılarının izni içerisinde görüşebilmek için yazdırmışlardır. Aktivite esnasında birbirlerine WhatsApp gruplarından gelen müstehcen videoları gösterirler. Bazen üzerinde yorum yaparak Hürriyet haftasonu eki okudukları da görülür. Eşofman giyerler.

Çocuk aktivitelerinde anne oranı %70’in altına düşmez. Bunun iki sebebi olabilir:

  1. İş bölümünde çocuk aktiviteleri ekseriyetle annelere kalır. Bu esnada baba musluk veya araba tamir ettirmekte veya kış için odun kesmektedir.
  2. Babaların programları Cumartesi’ne denk gelen Premier Lig programından veya haftasonu kafesine sarkan iş toplantılarından dolayı daha doludur.

Bendenizin “insan etrafındaki 5 kişinin ortalamasıdır” kaidesinden yola çıkarak yukarıdaki tiplerin bir kombinasyonu olduğumu söyleyebiliriz. Aktivite esnasındaki tercihim Pocket’ta birikmiş yazıları okuyup tüvit atmak oluyor. Kendim için de asosyal baba diye ayrı bir kategori açmam gerekecek.

  1. Deep Blue: 1996-1997 yılları arasında dünya şampiyonu Garry Kasparov ile oynayıp sonunda onu yenmeyi beceren satranç bilgisayarı.
  2. AlphaGo: 2017 yılında go şampiyonu Çinli Ke Jie’yi yenmeyi başaran yapay zeka programı.

2 thoughts on “Baba Yazıları: Aktivite Ebeveynleri”

  1. Ahahah bu yazıyı anne bloggerlar arasında yaymama izin verir misin 🙂

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *