Lizbon ve Gulbenkian

Kalust Gülbenkyan’ı (Calouste Gulbenkian) ilk duyuşum uzun zaman önce bir gazete yazısında olmuştu. Türkiye’nin çıkardığı bürokratik zorluklar sonucunda Irak petrollerinden kazandığı paralarla kurduğu koleksiyonuna Lizbon’da müze yaptırmaya karar vermiş bir Osmanlı Ermenisi olduğunu hatırlıyordum.

Üyesi olduğum bir Avrupa iş derneğinin düzenli toplantıları senede dört kez yapılıyor. Bunların iki tanesi her zaman Amsterdam’da – ama ilkbahar ve sonbahar toplantıları gezici. Bu seneki ilkbahar toplantısı Lizbon’da düzenlenince ilk kez Portekiz’e gitme şansım oldu. Uçak saatleri sayesinde de iki öğleden sonra şehri gezebildim.

Yazının Devamı / Continue Reading

Çünkü Burası Japonya (3/3) – Tokyo

Japonya’da bu hissi sürekli hissettim; sanki Japonya’nın ormanı, ağacı, evleri, içkileri, yemekleri, hediye kutuları, sokakları, kartvizitleri, hayvanları, dağları, taşları da insanlar gibi ruh sahibi varlıklar ve insanlar gibi hakettikleri saygıyı görüyorlar. Herhalde Japonya’yı en çok da bu yüzden sevdim.

Japonya serisinin ilk yazısı burada ikinci yazı ise şurada.

Tokyo’dan Kyoto’ya Şinkansen denilen meşhur hızlı trenle gittik.  Japonya şehirlerde yaşama oranı en yüksek ülke olduğundan ve ana şehirlerin (Tokyo, Kyoto, Osaka)  etrafı iyice yoğun olduğundan tren teknolojisi çok gelişmiş, insanlar bu şehirler arasında uçak yerine hızlı trenleri kullanıyorlar.  Tren şirketine tren hattını verirken hattın etrafındaki arazileri işletme hakkını de vermişler, o da bu taraflarda büyümeyi teşvik etmiş.

Yazının Devamı / Continue Reading

Çünkü Burası Japonya (2/3) – Kyoto

Rehberimiz Nemo yine bağlantılarını kullanıp bize İçiriki Çaya isimli mekanı ayarladı. Burası muhtemelen Japonya’daki en meşhur “çayhane”. Hem Memoirs of a Geisha’nın kitabı ve filmi hem de 47 Ronin (Manga ve film) burada geçiyor. Çayhane dediysem, evet geyşalar “maça çayı” denilen yosunumsu Japon çayını ikram ediyorlar ama daha çok içilen şey sake (fermente edilmiş pirinçten yapılan meşhur Japon içkisi).

Japonya serisinin ilk yazısı burada.

Kamakura’dan Kyoto’ya geçiyorum. 

Yazının Devamı / Continue Reading

Çünkü Burası Japonya (1/3) – Kamakura

Özellikle Japonların Sakura dediği Kiraz ağaçlarının açma mesvimine denk getirdiğimiz Japonya seyahatimizin ilk günü 12 yıldır Japonya’da yaşayan Amerikalı rehberimiz Nemo’nun uyarısı ile başladı: “Bu hafta boyunca Japonya hakkında çok sorunuz olacağına eminim; sorularınızı elimden geldiğince cevaplamaya çalışacağım ama bazı soruların tek bir cevabı olacak: Çünkü, Burası Japonya.”

Özellikle Japonların Sakura dediği Kiraz ağaçlarının açma mesvimine denk getirdiğimiz Japonya seyahatimizin ilk günü 12 yıldır Japonya’da yaşayan Amerikalı rehberimiz Nemo’nun uyarısı ile başladı: “Bu hafta boyunca Japonya hakkında çok sorunuz olacağına eminim; sorularınızı elimden geldiğince cevaplamaya çalışacağım ama bazı soruların tek bir cevabı olacak: Çünkü, Burası Japonya.”

Yazının Devamı / Continue Reading

Amsterdam’da Pantolon ve Koşu Ayakkabısı Alışverişi

Ayakkabılarımdan memnun olmama rağmen meraktan bilimum testleri yapmaya karar verdim. Önce ayaklarınızın kenarlarına ufak mavi noktalar koydu, sonra ayaklarımı bir kutuya sokturup 3 boyutlu scan etti. Scan sonunda ayaklarımın tam olarak numarasını ve daha önemlisi genişliğini belirledi. (¨Kocam dışarıda bekliyor Doktor Bey¨ fıkrasını bilenler bilmeyenlere anlatsın.)

Amsterdam yazımı aslında Schalke – Galatasaray maçı yazımın içinde yazmıştım ama sonra bu iki yazının çok farklı okurlara hitap ettiğine karar verip ikisini ayırdım. Bu orijinal yazının ilk ve daha az delikanlı olan kısmıdır.

Yazının Devamı / Continue Reading