Günlüğe Düşen Kelimeler – Futbol (Batuhan)

“Ulan” diyorum, “Batuhan, ne isin var burada?” Geri donmek istesem, tek basina yuruyecegim, hayatta olmaz. Hayirlisi diyorum. Tam o sirada bir gurultu kopuyor arkamda. Tekerlekli sandalyede oturan bir cocuk bir anda ayaga kalkiyor ve BM askerleriyle dalga geciyor. Sonra biri kovaliyor o kaciyor ama o kadar hizli ki. Gencler cok egleniyor.

Futbol yazmayali yillar olmus. Ama, ilginctir, iki gundur unutmakta oldugum bir futbol sevgisinin icinde yasiyorum. Sekerci dukkanindaki cocuk gibiyim. Arayi kapatiyorum.

Kamerun Millli Takimi ile ayni ucakta Liberya’ya geldim. Tahmin edersiniz, cok heyecanli idi. Adamlarin herbiri karakter. Tabii ben cahiliniz sadece ucunu tanidim. Suleymanou, Song ve Etoo.

Yazının Devamı / Continue Reading

Kahire

İçeri girerken kapıdaki ayakkabı alıcısı amca elleriyle “ver ver” hareketi yaptı. Ben de kafamla “olmaz olmaz” hareketi yaptım. Ama aynı esnada, caminin bir köşesinden beni gösterip “O kâfir şuradan şuraya gidemez, durdurun!” jestleriyle yerinde zıplayıp duran abi de gözümden kaçmadı. Ortalığı velveleye vermemek için hızla içerideki mümin kalabılığın arasında kendimi kaybettirmeyi başardım.

Karım Seha bir danışmanlık projesi için, beş haftalığına Mısır’a gitti. Ben de onu ziyarete gitme bahanesiyle, bir haftasonu Kahire’yi görmüş oldum. Mısır hem gittiğim ilk eski Osmanlı vilayeti, hem de seyahatlerimde Müslüman nüfusun çoğunlukta olduğu ilk ülke olduğu için, orada geçireceğim 48 saatin kıymetini bilip, etraflı bir program yaparak görebildiğim kadar çok şey görmeye çalıştım.

Yazının Devamı / Continue Reading