Bir Yunanistan Yazısı Daha

3-5 sene önce birisi Yunanistan’ı öven bir yazı yazdı mı turizm milliyetçileri “Zaten aynısı olan ülkende tatil yapsana, neden Yunana para kazandırıyorsun?” diye çıkışırlardı; fakat milli birlik ve beraberliğe en çok ihtiyacımız olan 2017 yazında artık onların bile Yunanistan’a gitmeye başladığını görüyorum.

3-5 sene önce birisi Yunanistan’ı öven bir yazı yazdı mı turizm milliyetçileri “Zaten aynısı olan ülkende tatil yapsana, neden Yunana para kazandırıyorsun?” diye çıkışırlardı; fakat milli birlik ve beraberliğe en çok ihtiyacımızın olduğu bu 2017 yazında artık onların bile Yunanistan’a gitmeye başladığını görüyorum.Yazının Devamı / Continue Reading

Hammersmith Bira Turu

Londra’da oturan arkadaşlarım Ailebabası, Mızmız ve Pasif ile her sene yaptığımız bira turlarının birincisini ben yazmıştım, ikincisini ise Mızmız. Arada başka bira turları da oldu onları ya yazamadım ya da başladım ama yarım kaldı.  Bu vesile Hammersmith’teki 3 bira turunu birleştirecek bir yazı ile bira turu günlüklerini güncelliyorum.

Londra’da oturan arkadaşlarım Ailebabası, Mızmız ve Pasif ile düzenli olarak yaptığımız bira turlarının birincisini şurada yazmıştım, ikincisini ise Mızmız şurada yazdı.  Arada atladıklarım oldu ama 2017 Ağustos’unun ortasında bir Cumartesi çocuklarla yaptığımız bira turundan sonra Hammersmith Bira Turu yazısını sıcağı sıcağına buraya ekliyorum.

Yazının Devamı / Continue Reading

Lizbon ve Gulbenkian

Kalust Gülbenkyan’ı (Calouste Gulbenkian) ilk duyuşum uzun zaman önce bir gazete yazısında olmuştu. Türkiye’nin çıkardığı bürokratik zorluklar sonucunda Irak petrollerinden kazandığı paralarla kurduğu koleksiyonuna Lizbon’da müze yaptırmaya karar vermiş bir Osmanlı Ermenisi olduğunu hatırlıyordum.

Üyesi olduğum bir Avrupa iş derneğinin düzenli toplantıları senede dört kez yapılıyor. Bunların iki tanesi her zaman Amsterdam’da – ama ilkbahar ve sonbahar toplantıları gezici. Bu seneki ilkbahar toplantısı Lizbon’da düzenlenince ilk kez Portekiz’e gitme şansım oldu. Uçak saatleri sayesinde de iki öğleden sonra şehri gezebildim.

Yazının Devamı / Continue Reading

Amsterdam’da Pantolon ve Koşu Ayakkabısı Alışverişi

Ayakkabılarımdan memnun olmama rağmen meraktan bilimum testleri yapmaya karar verdim. Önce ayaklarınızın kenarlarına ufak mavi noktalar koydu, sonra ayaklarımı bir kutuya sokturup 3 boyutlu scan etti. Scan sonunda ayaklarımın tam olarak numarasını ve daha önemlisi genişliğini belirledi. (¨Kocam dışarıda bekliyor Doktor Bey¨ fıkrasını bilenler bilmeyenlere anlatsın.)

Amsterdam yazımı aslında Schalke – Galatasaray maçı yazımın içinde yazmıştım ama sonra bu iki yazının çok farklı okurlara hitap ettiğine karar verip ikisini ayırdım. Bu orijinal yazının ilk ve daha az delikanlı olan kısmıdır.

Yazının Devamı / Continue Reading

Schalke 04 – Galatasaray (12 Mart 2013), Gelsenkirschen

Gördüğümüz tek kavga birbirleriyle Almanca konuşan iki Türk arasında çıktı. Dönüş otobüsünde Schalke’li arkadaşıyla gelen GS formalı adam birilerine ¨Hakem de sizi tuttu¨ demiş, yanımızdaki genç irisi celallendi ve 5-6 metre mesafeden bağırmaya başladı. Neyse ki başka Almanca konuşan delikanlılar araya girdiler de sakinleşti. Sonra da sağolsun kavgayı kendisi bizlere tercüme etti.

Her sene bu zamanlarda kardeşimle ile birlikte Almanya’ya gelmemiz gerekiyor. Bu sene uyanıklık ederek bütün toplantıları Schalke – Galatasaray maçına göre ayarladık, iyi de etmişiz.

Yazının Devamı / Continue Reading