Category: Avrupa

The Sopranos

Daha once vurguladigimiz uzere, bizde malesef 22 sokak/semt + 4 tren istasyonuna esdeger sayida birahane ziyaret edip, her birinde yarimsar pint’lik bira icecek ne zaman var, ne sabir, ne de kondüsyon. Her ne kadar ilk bira turumuzda her duragimizda yarim pint yerine bir tam pint icmis olsak ve bazi istirakciler biralarini votka shot’larla takviye etmekte israrci davranmis olsalar da (bkz. Ailebabası Organizatör) o bira turunda takriben 5 saat zarfinda hepi topu 7 birahane ziyaret edebildigimiz dusunulunce, Monopoly bira turunu kendi gerceklerimize uyarlamamiz gerektigi asikardir.

Etiketler / Tags : , ,

The Swan’ın özelliği zamanında Hyde Park’ta asılan hükümlülerin son içkilerini içtikleri mekan olmasıydı. Bir başka özelliği de bira alma sırasının bana gelmiş olması. Barmene 4 bira 4 tane de susatıp içki miktarını arttırma amacıyla yenmesi bir gelenek olan ekşi krema ve soğan aromalı cips söyledikten sonra arkadaşlarımdan birisinin 192 boyunda, 99 kilo olduğunu ve ivedilikle sarhoş olmak istediğini fakat çok dayanıklı olduğundan biranın kesmediğini iddia ettiğini dolayısıyla bardağına bir ölçek votka eklemesini rica ettim. Barmenin gözeleri ışıldadı ve “O zaman iki ölçek votka!” deyip itiraz etmeme izin vermeden votkaları boşalttı.

Etiketler / Tags : , , , ,

Malaga’nın ara sokaklarından yürürken El Pimpi isimli çok hoşuma giden bir lokantaya girdik. Keşke yemek saati olsaydı da yemeklerini de tadabilseydim diye düşündüm. Birbirine bağlı birçok odadan oluşan ve her tarafından tarih akan bir lokanta burası. Bina eskiden bir rahibe manastırıymış. Lokantanın dip odalarında şarap fıçılarının üstüne meşhur kişiler tebeşirle imzalarını atıyorlar, Banderas ile tek bağlantımız da o imzası oldu. Lokantanın iki girişi var, iddiaya göre bunun sebebi eskiden paralarını içki ve eğlenceye yatıran borçlu kişilerin borçverenlerinden rahatça kaçabilmeleri içinmiş. Alacaklıların arka kapıya dikecek bir adamları yok muydu yahu?

Etiketler / Tags : , , ,

Okuduğum başka bir hikaye de idollerimden birisi olan Sn. Evliya Çelebi’nin seyahatleri esnasında şehre kadar gelip adamların hastalık korkusundan dolayı yaptığı surların hemen dışındaki karantina alanında 15 gün beklemek zorunda kalması ve sonunda sıkılıp dönmesi. En üzüldüğü konu Dubrovnik gece hayatını görememiş olmasıymış!

Etiketler / Tags : ,

Sırp sanatçı Ivan Jelisavçic enteresan bir soru sormuş: “Neden yıkılmış bir köprü resmi bize katledilmiş insanlardan daha çok acı veriyor? Belki de kendi ölümlülüğümüzü köprünün yıkılışında gördüğümüz için. İnsanların ölmesine şaşırmıyoruz, kendi hayatlarımızın biteceğine de eminiz. Ama bir medeniyet anıtının yok edilmesi farklı bir şey.”

Etiketler / Tags : , ,

Lokantanın adını unuttum ama kereviti hayatımda yediğim en iyi kerevit idi – ki prensip olarak karada olsa yemeyeceğim yaratığı denizden çıktı diye yemekten hoşlanan bir kişi değilim. Burada yediğimiz saat 15:30’dan 20:00’ye kadar süren öğlen (!) yemeğini unutamıyorum. Hava açık olduğundan Olimpos Dağı da batan güneşin yanında çok net görünüyordu. Hani Atatürk’ün kordonda güneş batışına karşı rakı içmek için İzmir’i aldığı geyiği vardır, onun gibi.

Etiketler / Tags :

Avusturya – Macaristan Veliahtı ve Arşidükü Franz Ferdinand (ki ismi günümüzde güzel bir rok grubunda yaşamaktadır) ve hamile karısı 19 yaşındaki sırp milliyetçisi öğrenci Gavrilo Princip tarafından tam burada vurulmuş. İnsanın tarih derslerinde defalarca okuduğu o “bardağı taşıran son damla” süikastının olduğu yerin yanından koşarak geçmesi enteresan bir duygu.

Etiketler / Tags :
grapes

Sarapçı'ya hoşgeldiniz. Burada gezi yazıları, kitap/film eleştirileri ve çeşitli konularda ufak tefek yazılarımı bulabilirsiniz. Konuk yazarlar isimleri parantez içinde belirtilmişlerdir. Okumaya konular veya tag cloud'dan yazı cinsi seçerek başlamanızı öneririm. Yazıların çoğu uzun olduğu için yazdırıp okursanız rahat edersiniz. İyi okumalar.

Welcome to sarapci.com. This is a personal blog written mostly in Turkish. If you like, you can browse the English posts filed under the "In English" tag. Enjoy.