Mostar ve Muhtesem Koprusu

Sırp sanatçı Ivan Jelisavçic enteresan bir soru sormuş: “Neden yıkılmış bir köprü resmi bize katledilmiş insanlardan daha çok acı veriyor? Belki de kendi ölümlülüğümüzü köprünün yıkılışında gördüğümüz için. İnsanların ölmesine şaşırmıyoruz, kendi hayatlarımızın biteceğine de eminiz. Ama bir medeniyet anıtının yok edilmesi farklı bir şey.”

Saraybosna’dan Mostar’a iki saat süren kartpostal manzaralı bir yoldan gittik. Mostara varınca meşhur köprünün altından akacak olan zümrüt rengi Naretva Nehri’nin vadisinde ince bir yoldan kıvrıla kıvrıla ilerlerken muhteşem manzaraya bakabilmek için yavaşladık. Naretva bazı yerlerde Yüzüklerin Efendisi’ndeki dağların arasından kanoyla gittikleri acayip nehri andırıyordu.

Yazının Devamı / Continue Reading

Osmanlı Şehri Saraybosna

Avusturya – Macaristan Veliahtı ve Arşidükü Franz Ferdinand (ki ismi günümüzde güzel bir rok grubunda yaşamaktadır) ve hamile karısı 19 yaşındaki sırp milliyetçisi öğrenci Gavrilo Princip tarafından tam burada vurulmuş. İnsanın tarih derslerinde defalarca okuduğu o “bardağı taşıran son damla” süikastının olduğu yerin yanından koşarak geçmesi enteresan bir duygu.

Aygen kaç senedir davet ediyordu ama bir türlü gitmeyi becerememiştik. Ama bu sefer yaz tatilimize kısa bir Bosna ve Hırvatistan seyahati sıkıştırmayı becerdik. Aslında üşenecek birşey de yoktu, uçakla 1.5 saat kadar yol, lacivert pasaportlara vize istemiyorlar. Hatta pasaport kontrolünde anneannemin konken arkadaşlarınının 15 sene önceki halini andıran oldukça şık bir teyze Türkçe-Boşnakça tercümanlık bile yapıyor!

Uçak Saraybosna’ya doğru alçalırken şehrin konumunu seneler önce gittiğim Erzurum’a benzettim (bkz. Dizler ve Omuzlar yazısı). Kışın karlarla kaplanan hayal meyal hatırladığım 1984 kış olimpiyatlarının yapıldığı dağların arasındaki vadiye sıkışmış 450.000 kişilik bir şehir.

Yazının Devamı / Continue Reading