Lokantanın adını unuttum ama kereviti hayatımda yediğim en iyi kerevit idi – ki prensip olarak karada olsa yemeyeceğim yaratığı denizden çıktı diye yemekten hoşlanan bir kişi değilim. Burada yediğimiz saat 15:30’dan 20:00’ye kadar süren öğlen (!) yemeğini unutamıyorum. Hava açık olduğundan Olimpos Dağı da batan güneşin yanında çok net görünüyordu. Hani Atatürk’ün kordonda güneş batışına karşı rakı içmek için İzmir’i aldığı geyiği vardır, onun gibi.
Category: Yunanistan
Disarida simitciler vardi. Hemen onlarla konusmaya basladim ve artik tatilin bir klasigi olmus olan “Turkce biliyor musunuz?” sorumu Yunanca sordum. Bu sefer cevap Turkce geldi, “Biliyorum!” Megersem simitcinin adi Aydin’mis ve yanindaki de Selahattin’mis! Iskece’li Turkmus ikisi de. Hemen bir simit ikram ettiler. Ben de terbiyesiz bir sekilde simitin bayat oldugunu iddia ettim.


