Hatay

Sokaklarda yurumeye devam ederken birden karsimiza isiklandirilmis devasa bir hac cikti, bes metreye uc metre kadar. Hacin asildigi binaya merakla gittik, eski bir tas binaydi ama ne cins bir kilise oldugunu anlayamadik, kapilar da kapaliydi. Istanbul’daki varligi ile yoklugu belirsiz kiliselerden sonra ustu bariz bir sekilde isiklandirilmis hac bize ilginc geldi. Biraz daha gezindik, civarda muhtemelen Fransizlardan kalma cok guzel eski tas binalar vardi, zamaninda Hatay Cumhuriyeti’nin parlamentosu olmus olabilen valilik binasi, eski bir konaktan bozma ozel lisenin binasi gibi.

Bu sene Turkiye’de gecirdigimiz 3 hafta icinde biraz oradan buradan vakit yarattik ve Seha ile beraber kucuk bir Hatay gezisi yaptik. Yoldaki tek rehberimiz sevgili lise fizik hocam John Freely’nin Akdeniz bolgesini anlatan kitabi idi. Oncelikle bu kitabin iceriginden bahsetmem lazim cunku ortaokul-lise tarih dersleri ve bir Indiana Jones (3 numarali) filmi haricinde geziye baslamadan once Hatay hakkindaki bilgimiz oldukca zayifti.

Yazının Devamı / Continue Reading