Category: YAZILAR

The Sopranos

Daha ilk bölümlerde koltuğa çivilendik. Senaryo mükemmel, karakterler harika çizilmiş ve Oskarlık (Emmy’lik) aktörler çok inandırıcı, benim için mühim olan müzikler de gayet ince ince seçilmiş. Mafya dizisi olmasına rağmen asıl tema mafyadan ziyade insan psikolojisi olduğundan Dostoyevski yazsaymış olurmuş.

Etiketler / Tags : , ,

Kabataş’ta birden önümüzde bir teyzenin koşmakta olduğunu farkettik. Teyze dediysem basbayağı teyze idi kendisi. Üstünde kahverengi başortüsü, deri bir ceket, elbise, elbisenin altında bir eşofman, kösele tabanlı ayakkabılar ve omzuna asılmış devasa bir siyah çanta vardı. Bayağı da hızlı gittiği için bir süre önümüzde kaldı. Sinan’a keşke makinamız olsaydı da çekseydik derken… Evet, elinde makinasıyla bir genç belirdi ve “hemen çekeyim” deyip bizim resimlerimizi çekti. “Yok bizi değil, şu teyzeyi çeker misiniz, hatıra olsun” dedim.

Etiketler / Tags : , ,

Sonuçta Lufthansa ile uçuyordum ama yine de bavul bırakma kontuarını bulamadığımdan bir insanla konuşmak zorunda kaldım. Sağolsun hanımefendi bana bir sürü insanın sırada beklediği bir elektronik kontuar gösterdi. Ama “Sayın fraulein ben insanlarla konuşmadan sıra beklemeyi de minimize ederek kapıya gitmek için onlaynçekin yapmıştım” desem de (bilmeyenler için onlaynçekin’in almancası Onleincheckin) akıbetim değişmedi. Bir an elimdeki bavulu İstanbul – Bodrum uçağındaki herkes gibi yanıma alıp ağıla öküz tıkar gibi terleye terleye yukarıdaki dolaplara tıkmayı düşündümse de 2 metre boyunda Lufthansa hosteslerinden ve yeşil kıyafetli Alman otoritelerinden korktuğum için hemen vazgeçtim.

Etiketler / Tags : , , , , ,

Uyduruyosam en adiyim, bir seferinde de suyu zaten bir önceki kalkışımda getirdiğimden ve bardaktaki su henüz buharlaşmamış olduğundan karım su isteyemedi. Rüyamda şutu çekmişken top havadayken sarsarak uyandırdı (rüyamda rakip defans oyuncusu omuzu koydu) ve “Salona bir gidip bakar mısın, orda mıyım?” diye sordu. “Hay hay” dedim, uykum kaçmasın diye gözlerimi açmadan salona gittim baktım. Salonda yoktu.

Etiketler / Tags :

Tercümanlar kendileri aralarında konuşurken “Savaş sakatı adam arkasındaki üçlem tablosunun anıştırdığı duyguları kafasından silmeye çalışarak karşısındaki kadının pürüzsüz teninin üstündeki parmaklarını tırmanır gibi devindiriyor, temasın yarattığı kösnül hislerin sonucunda kanında belli belirsiz bir devinim hissediyordu” gibi cümleler kuruyorlarsa diyecek birşeyim yok. Ama bu kelimeleri sadece tercümelerinde kullanıyorlarsa bize de yazık değil mi?

Etiketler / Tags : ,

Konumuza dönecek olursak, favori blogcularımın bazıları (divadeiwob, imge, ludmilla) sarapci.com’u en sevdikleri 7 blog arasında saymışlar. Bu durumda benim de teamüllere uyup kendi seçimlerimi yazmam gerekir. Blogları keşfediş sırama göre ve aktif yazarlardan (seri katil olamayacakları eleyerekten) seçerek aşağıya diziyorum, buyrunuz.

Etiketler / Tags : ,

Hadi ulan diye O2′yi doldurdum ve o salak kural yüzünden birazdan sarı kartı yiyecek olan gol atmış futbolcuların hızıyla üstümüzü çıkarmaya başladık. Şortlarımızla kaldığımızda terli halimizle akşam esintisi hafif ürpertse de fazla düşünürsek vazgeçeceğimizi bildiğimizden hemen iki üç basamak aşağı indik. Dalgaların vurduğu son basamak buz gibi ve hafif yosunluydu. Rakıcı abilerin en aktif olanı ayağımızı ve kafamızı kırmadan nasıl atlayacağımızı bizzat atlayarak gösterdi (bombalama denilen stilde). Aklıma rahmetli İsmet İnönü her denize girdiğinde yapılan anlam ve önemini ve neden komik olduğunu bir türlü anlayamadığım İsmet Paşa gibi çivileme atlama esprisi geldi.

Etiketler / Tags : ,
grapes

Sarapçı'ya hoşgeldiniz. Burada gezi yazıları, kitap/film eleştirileri ve çeşitli konularda ufak tefek yazılarımı bulabilirsiniz. Konuk yazarlar isimleri parantez içinde belirtilmişlerdir. Okumaya konular veya tag cloud'dan yazı cinsi seçerek başlamanızı öneririm. Yazıların çoğu uzun olduğu için yazdırıp okursanız rahat edersiniz. İyi okumalar.

Welcome to sarapci.com. This is a personal blog written mostly in Turkish. If you like, you can browse the English posts filed under the "In English" tag. Enjoy.