Kadın erkek eşitliğine inanan bir kişiyim. Yani özellikle centilmenlik yapmak gibi bir huyum da yoktur. Karım maç izlerken bana “İçeriden gelirken (!) kedilere yemeklerini verip, çöpü dışarı koyup, çay suyunun altını kapadıktan sonra bana buzlu ve limonlu bir soda verir misin?” derse “Hadi ordan! Hadi ordan!” derim. Adeta Havva kendisine elmayı verince “Soy da ver!” diyen Adem (bkz. Leman’daki Çağçağ karikatürü) gibiyimdir.
Category: Baba Yazıları
Kebap gibi delikanlı yemekleri sevmeyen kadınlar her zaman “O kebabın içindeki kuyruk yağının kaynağı olan kuyruğun sahibi koyunun otladığı yerde, topraktaki alfa hipogliferik asitlerin miktarları hamilelerin yemesi gerekenin 12,5 katıymış. Binaenaleyh (dikkat masonik kelimeler de kullanmaya başladı!) kebap yemeğe gidemeyiz. Ama istersen evde karnıbahar yemeği var, üstelik üstüne de bol miktarda dereotu serpildi. Hem de o dereotları Arnavutköy’deki Özenkazık Manav’dan alındı. Yetiştikleri organik çiftliğin sahibi bütün dereotlarının üstüne gübre olarak bizzat kendisi işiyormuş!” diyebilir.


