Komşunun Reçelleri

Bize “Naaapiyosunuz lan picleeeeeer!” diye bagirinca savunma mekanizmasi olarak bu sefer onu sislemeye basladik. Her atis sonrasinda hemen saklaniyor, yuzumuzu gostermemeye calisiyorduk. Kapici bir sure sonra akillandi ve etrafinina komutan gibi emirler yagdirmaya basladi. “Mistaaaaa, sen B Bloktan cik, ben A Bloktan cikacam, Erol Bey siz de C Bloktan cikin!!!”

Ortaokul yillari. Yazlari her haftasonu ailecek Mersin civarindaki yazlik evimize gidiyoruz. Bizim sitenin havuzu yok, fakat basketbol ve futbol oynanan bir sahasi var. Yandaki komsu sitenin ise havuzu var, ama denize iskelesi veya basket sahasi yok. Ben ve arkadaslarim havuzu denizden daha cok seviyoruz, ve anne-babalarin mis gibi deniz varken pis havuza girilir mi nasihatlarini dinlemiyoruz.

Yazının Devamı / Continue Reading

Dizler ve Omuzlar

Muayene yatagina sirt ustu yattim. Sag dizimi disari sarkitmam istendi. Sarkittim. Doktor kirmizi bir kovayi dizimin altina yerlestirdi. Ohaaa diye dusunup, kibarca “Oraya kanim mi akicak?” dedim. Doktor, “Kanin degil canin akacak!” diye cevabi yapistirdi. Bunun uzerine bana susmak dustu zaten.

UYARI: Bu yazida bazi tibbi prosedurler acimasizca anlatilmistir. Yemek yerken okunmamasi salik verilir.

Vucudumuzun dizayni en kotu iki yerinin dizler ve omuzlar oldugu soylenir. Bu yazida sag dizimin gecirdigi bilimum kazalardan en eglencelisini yazmak istedim.

Lise 3’un uzun tatillerinden birisiydi. Sanirim 23 Nisan tatili… 23 Nisan Ramazan ayinin ortalarina geliyordu o sene. Babam haric bizim aile, yasca kucuk cussece buyuk dayim ve ailesi, dayimin arkadasi Ahmet Abi ve cekirdek ailesi arti kayinbiraderi ve benim yatakhane arkadasim Yalin Erzurum Palandoken’e bir kayak tatiline gittik.

Yazının Devamı / Continue Reading

Hamama Giren Terler

Gobektasina oturdum ve benim minyon tellagin ful masaji basladi. Adam once gene kolumu, dizimi, kafami evirdi ve cevirdi. Eklemlerimden catir cutur sesler cikiyordu. Bu iskence 5-10 dakka devam etti. Sonra yuzustu yattim ve gene kurtkapanina alindim. Sonunda yeteri kadar germe-cekme yapmis olacak ki, birden “Lan, lan!” diyemeden sirtima cikti. Sirtimda ileri geri yurumege basladi. Adam 50-55 kilo birseydi ama gene de, ustume dusecek kafami gozumu kiracak diye korkmadim diyemem. Gezintisi bitince iki kolumu alip arkaya cekti, ve son bir kez kollarimi koparacak diye korktum.

23 yasima kadar hic Turk hamamina gitmedim. O yaz, Baris ile Istanbul’u kesfetme gezileri yapiyorduk.  Hamam deyince aklimiza Tarihi Galatasaray Hamami’na gitmek geldi.  Birkac kisi toplandik, cantamiza temiz kiyafet, tarak, jole, deodorant gibi muhim malzemeleri koyduk ve hamama pur-i pak olmaya gittik.  Giriste bir miktar ayakbasti parasi aldilar.  Kasanin yaninda cesitli ulkelerin paralariyla fiyatlari gorunce, turistik bir vaziyete maruz kalabilecegimizi dusunduk.  Avluda ayakkabilarimizi cikarirken birer oda anahtari verdiler.   Minik sus havuzunun etrafinda sehpahalara oturup takunyalari giydik.  Sakada sukada merdivenlerden cikip odamizi bulduk.  Oda buyukce bir kabin gibiydi.  Doktor muayene yataklarina benzeyen yuksek bir yatak, ayna ve bir dolap vardi.  Verdikleri kirmizi-gri ekoseli pestemali belimize doladik.  Ben maalesef 8 numara miyop, 1.5 numara astigmat gozlerimi duzelten gozluklerimden ayrildim ve yari kor, arkadaslarimi andiran bulanik seyleri izlemeye basladim.

Yazının Devamı / Continue Reading

Nasıl Taraftar Oldum? Oldum Da N’oldum?

Bildigimiz en yaratici kufurleri maclarda ogrenmistik. Karli bir sahada oynanan Galatasaray – Boluspor macinda (karli sahaya komurle ceza sahasi cizgisi cizilmisti), onumuzdeki sisman sakalli amca Erhan’a “Erhaaan Erhaaan geceleri bilmemnaapmaktan ayaklarinda derman kalmadiiii” diye bagirinca, kendi kendimize, “Haa demek ki bilmemnaapinca yorulunuyormus” diyorduk. “Ermaaan Ermaaan gozunun bebegini bilmemnaapiiiym” deyince de kafamiz karisiyordu.

Daha once Galatasaray haric hic bir takimla bu kadar ozdeslesmemistik. Ama Amerikan Basketbol ligi NBA finalinde New York Knicks son saniyede San Antonio Spurs’e yenilip sampiyonlugu kaybedince, koltugumuza gomulduk kaldik. Hani uzaydan bakiyor olsak (ki galiba annelerimiz uzaydan bakiyorlar), 10 tane adam saga sola kosunca neden bu kadar heyecanlaniyor bu insan milleti diye dusunecegiz herhalde. Ama insan o 10 adamin icine girip onlarla beraber zihninde kosusturunca, sutlari cekerken bacaklarin kasinca vaziyet baska… Bir arkadasimin babasi “Oglum biz televizyonda sidik yarisi olsa izleriz” demisti. Anlamak icin taraftar olmak lazim.

Nasil taraftar olunur? Olmak gerekli midir? Biz nasil olduk? Olduk da n’olduk?

Yazının Devamı / Continue Reading