Category: YAZILAR

Hadi ulan diye O2′yi doldurdum ve o salak kural yüzünden birazdan sarı kartı yiyecek olan gol atmış futbolcuların hızıyla üstümüzü çıkarmaya başladık. Şortlarımızla kaldığımızda terli halimizle akşam esintisi hafif ürpertse de fazla düşünürsek vazgeçeceğimizi bildiğimizden hemen iki üç basamak aşağı indik. Dalgaların vurduğu son basamak buz gibi ve hafif yosunluydu. Rakıcı abilerin en aktif olanı ayağımızı ve kafamızı kırmadan nasıl atlayacağımızı bizzat atlayarak gösterdi (bombalama denilen stilde). Aklıma rahmetli İsmet İnönü her denize girdiğinde yapılan anlam ve önemini ve neden komik olduğunu bir türlü anlayamadığım İsmet Paşa gibi çivileme atlama esprisi geldi.

Etiketler / Tags : ,

Yarışın sonu Gülhane Parkı’nın içinden geçtikten sonra Bab-ı Ali’nin yanındaki yokuştan devam etti. Orada sabah dükkanlarını açmış hediyelik eşyacılar da bayağı eğlenmektelerdi. Tam oralarda önümde 1.85 boylarında, sarı saçları özenle örülmüş bir abla vardı. Şortu da biraz Türk standartlarına göre kısa olduğundan esnafta adeta maçlarda gördüğümüz meksika dalgası gibi hareketlenmeler oluyordu. Erketeye yatmış arkadaşlarından “Bak lan bak, şuna bak!” uyarısını alan çömelmiş adamlar heyecanla ayağa kalkıp dikkatle izliyorlardı. Neyse ki ablanın yanındaki abi Türkçe bilmiyordu da sabah sabah hırgür çıkmadı.

Etiketler / Tags : ,

Sevdim çünkü Roma medeniyetinin izlerini hala etrafımızda. Yakından tanıdığımız Sisero Mersin Valisi. Markus Antoniyus ile Kleopatra Tarsus’ta “Kancık Kapı” olarak bilinen Kleopatra Kapısı’ndan geçerek buluşmuşlar. Augustus Ağustos ayının isim babası. Brütüs Sezar’ın ölümünden sonra Bitlis’e kaçıyor. Ayrıca müzikler o kadar güzel ki bulsam CD’sini alırım.

Etiketler / Tags : ,

Rufus şarkıların aralarında da komik olan ve olmayan birçok espri yaptı, seyirci ile güzel ilişki kurdu, aralarda da tarih bilgisini gösterdi. Daha sonra İstanbul’a konsere gelen her ecnebi şarkıcı gibi nasıl Boğaz’da tekne gezisi yaptığını anlattı ama farklı olaraktan Boğaz’a nehir demedi. Aynı şey hem Guns’n Roses konserinde hem de en sıkıcı grup olan Travis’in konserinden sonra ilaç gibi gelen New Model Army konserinde olmuştu. Seyirciyle konuşurken “Ne güzel nehir” dendiği anda alıngan halkımızdan hemen bir homurtu çıkmıştı ve coğrafi terimler hakkında çok hassas olan abiler hemen “Ne river’ı ulan? Bosforus, Boğaz yani lan!” diye düzeltmişlerdi.

Etiketler / Tags : ,

Bu haftasonu evde hasta yatınca siteyi bir kez daha değiştirecek zamanı bulabildim. Bu seferki değişiklik geçen seferki kadar çok ve etkili değil. Daha çok görsel şeyler.

Etiketler / Tags :

Kız (bana bakarak): “Bebeğinizin gözleri ne kadar güzel (bu esnada bizimki kafasını sağa sola sallayarak şirinlik yapmakta). Aynı size benziyor”. Ben: “Aman annesi duymasın!” . Bu esnada fonda bir derin ve mekanik nefes alıp verme duyulmaya başlıyor. O ana kadar arkada konuyla alakasız durmakta olan kızsavar kulaklarını kabartıp birden Darth Vader gibi beliriyor. Fonda Star Wars filminde kötü adamlar belirdiğinde çalan müzik çalıyor.

Etiketler / Tags :

Son 10 gündür gördüğünüz değişiklikler üzerinde çalışıyordum. Görünüm de değişti ama asıl farklılıkları not edeyim ki bilenler bilmeyenlere anlatsın (“hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?”).

Etiketler / Tags :
grapes

Sarapçı'ya hoşgeldiniz. Burada gezi yazıları, kitap/film eleştirileri ve çeşitli konularda ufak tefek yazılarımı bulabilirsiniz. Konuk yazarlar isimleri parantez içinde belirtilmişlerdir. Okumaya konular veya tag cloud'dan yazı cinsi seçerek başlamanızı öneririm. Yazıların çoğu uzun olduğu için yazdırıp okursanız rahat edersiniz. İyi okumalar.

Welcome to sarapci.com. This is a personal blog written mostly in Turkish. If you like, you can browse the English posts filed under the "In English" tag. Enjoy.