Herhalde manyak olan bazi adamlar hic korkmadan rakip dolu tribune bir bir girmeye basladilar. Boylece GS tribununde 20 kisilik bir minik ordu olustu. Ardindan sicak temas basladi. Aralarda kirmizi kiyafetli gorevliler bariyer yaratmaya calisiyor ama basaramiyorlardi. Bir nevi meydan muharebesi seklinde PSG taraftarlari butun tribunu ufak ufak ele gecirdiler. Ordaki bizimkilerin buyuk kismi citlerin ustunden bizim yanimizdaki bolume gectiler, kalanlarin bir kismi da dovusmeye devam ediyorlardi. Bir ara adamin birinin top gibi 20 sira falan yuvarlandigini gordum – kafa, comlek biyerlerini kirmadiysa sasarim.
Category: Spor
Yeni aldığımız formalarımızı giydik, Amerika’da kalanlara götürmek üzere tişört alacaktık ki ayağımızın yanında patlayan bir bira şişesini mütaakiben sol taraftan gelen bir uğultu bizi şaşırttı. Sola bakınca azgın bir şekilde üzümüze gelen ingiliz grubuyla göz göze geldik. Sağdan ise onları farketmiş olan turk grubu taaruza geçmişti. Biz paramızın üstünü kendinden geçmis sarhoş satıcının elinden çekerek almayı ihmal etmeyerek meydan muharebesinin dışına doğru koşuşturduk. Muharebeye müdahil olmak amacıyla meydana doğru koşan bazı delikanlilar ise, “Hadi lan ingilizlere gününü gösterek, hadi lan gelin, allah allah” diye birbirlerini dolduruşa getiriyorlardı. Geri bakınca uçuşan sandalyeleri, mızrak gibi fırlatılan bayrak direklerini ve el bombası gibi atılan bira şişelerini görduk. İki grubun çarpışması esnasında yere düşenler acımasızca kafa göz dinlemeden tekmeleniyor, ardından üstlerine basılıyordu.
Muayene yatagina sirt ustu yattim. Sag dizimi disari sarkitmam istendi. Sarkittim. Doktor kirmizi bir kovayi dizimin altina yerlestirdi. Ohaaa diye dusunup, kibarca “Oraya kanim mi akicak?” dedim. Doktor, “Kanin degil canin akacak!” diye cevabi yapistirdi. Bunun uzerine bana susmak dustu zaten.
Bildigimiz en yaratici kufurleri maclarda ogrenmistik. Karli bir sahada oynanan Galatasaray – Boluspor macinda (karli sahaya komurle ceza sahasi cizgisi cizilmisti), onumuzdeki sisman sakalli amca Erhan’a “Erhaaan Erhaaan geceleri bilmemnaapmaktan ayaklarinda derman kalmadiiii” diye bagirinca, kendi kendimize, “Haa demek ki bilmemnaapinca yorulunuyormus” diyorduk. “Ermaaan Ermaaan gozunun bebegini bilmemnaapiiiym” deyince de kafamiz karisiyordu.


