Bedelli Askerin Rehberi 2

Bedelli askerligi en ilginc kilan seylerden birisi de normal hayatta isleri, gucleri, aileleri olan koca koca adamlarin 1 ay asker ocagina alininca herseyi unutup cocuklasmalaridir. Birbirlerini su ile islatanlar, yerde surunerek arkadasini arkadan kurt kapanina alanlar, bos vakitte sirayla boga ve matador olup boga gurescilik oynayanlar, gures tutanlar, sut kutusu ile futbol oynayanlar, konferansta “Gomtanim cisim geldi” diyenler, sira kavgasi yapanlar, birbirlerine tas atanlar, meeee diye koyun gibi meleyenler, “durtukleyecem seni, kacma” diye kosusturanlar, istiklal marsi soylettirenler,… Yani bir ilkokul bahcesinde gorebileceginiz her davranis Burdur’da 35 yasinda adamlar tarafindan da yapilabilir. Hicbir sey sizi sasirtmasin!

Benden bir donem once (Temmuz 2001) giden Yalin Karadogan’in yazisini okumak icin buraya tiklayiniz…

Oncelikle okuru uyarmak isterim: bu yazida gecen asker anilari “3031 Sayili Kanuna Tabi Yukumlulerin” hakki olan “Dovizli Askerlik” anilaridir. Asker deyince kadrolu diye belirtilmedigi surece yurtdisi bedelli askerlerden soz edilmektedir. Bedelli askeri kisaligi sebebiyle “asker light” olarak gormekte haklisiniz, ama bu askere asker demeyi degistiremez! Asker ocagina ayak basip yesil donu giyen herkes bu yazida asker olarak gecer. 8, 16, 18 aylik askerlere saygilarimla…

Yazının Devamı / Continue Reading

Bedelli Askerin Rehberi 1 (Yalın)

Bir taraftan Suleyman Cavus bagiriyor, bir taraftan Murat Astegmen. Derken kollari bir yana bacaklari bir yana gobegi baska yana kosarak gelirken kepini duzgun takmaya calisan bir delikanli cikti ortaya. Sicaktan uyuyakalmis. Siraya girerken “Gomtanim gawruldum ya!” diye bagirarak dusuncelerini dile getirdi ve de o gunden sonra adi Gawruk Nejmi oldu.

Turkiye Cumhuriyeti Burdur Ili Ucuncu Piyade Er Egitim Tugay Komutan Yardimciligi Roketatar Taburu Ikinci Boluk Ucuncu Takim Dorduncu Mangaya ait kirk kisilik Dokuzuncu Kogus’ta benim sagimda, solumda, ve ustumde kalmis olan asagidaki insan manzaralarinin hepsi gercektir.

Yazının Devamı / Continue Reading

Taksi Maceraları 2

Dogal sarisin, akca pakca kiz arkadasim ile soguk bir kis gunu takside ilerlemekteyiz. Isinmak icin birbirimize sokulmus, kisik sesle konusuyoruz, taksici de ara sira dikiz aynasindan arkaya bakiyor. Sonunda dayanamiyor ve iltifati yapistiriyor, “Abi, bu mevsimde de turist kariyi nerden buldun? Helal olsun valla!” Kiz arkadasimin cevabi, “Ben Turkum!” Taksici ozur diliyor, “Haa pardon abla, ben turis sandiydim.”

UYARI: Turkiye’de taksiye binmis olan her erkek okurun tahmin edecegi uzere, enteresan taksi muhabbetinin buyuk bir kismi “abaza” muhabbetidir. Bu sebepten asagidaki yaziyi 18 yasindan kucuklerin okumasi oldukca sakincalidir.  Unutmayiniz, hepsi gercektir!

Yazının Devamı / Continue Reading

Taksi Maceralari 1

Sofor, tikanikliktan faydalanarak arkasini dondu ve bana, “Sevmek sucsa, ben idamligim”dedi. Hizla dusunmeye basladim. Su anda kapiyi acip tikali trafik yonunde kossam – ki cantam da var – beni nah yakalar… Yok, herhalde arabasini birakip caddeye kadar kosamaz, demek ki caddeye varirsam yirtarim. Parasini vermeden mi kossam yoksa, “Al kardesim”diye eline birsey tutusturup mu kacsam” “Su ara sokaklara mi girsem, bir evin bahcesine mi” “Buralarda en yakin tanidik nerde” Bu tanidiklar lazim olduklarinda yakinda olmazlar zaten…

UYARI: Turkiye’de taksiye binmis olan her erkek okurun tahmin edecegi uzere, enteresan taksi muhabbetinin buyuk bir kismi “abaza” muhabbetidir. Bu sebepten asagidaki yaziyi 18 yasindan kucuklerin okumasi sakincali olabilir . Yazılanların tamamı gercektir ve benim basimdan 1989 – 1997 yillari arasinda gecmistir!

Yazının Devamı / Continue Reading

Hamama Giren Terler

Gobektasina oturdum ve benim minyon tellagin ful masaji basladi. Adam once gene kolumu, dizimi, kafami evirdi ve cevirdi. Eklemlerimden catir cutur sesler cikiyordu. Bu iskence 5-10 dakka devam etti. Sonra yuzustu yattim ve gene kurtkapanina alindim. Sonunda yeteri kadar germe-cekme yapmis olacak ki, birden “Lan, lan!” diyemeden sirtima cikti. Sirtimda ileri geri yurumege basladi. Adam 50-55 kilo birseydi ama gene de, ustume dusecek kafami gozumu kiracak diye korkmadim diyemem. Gezintisi bitince iki kolumu alip arkaya cekti, ve son bir kez kollarimi koparacak diye korktum.

23 yasima kadar hic Turk hamamina gitmedim. O yaz, Baris ile Istanbul’u kesfetme gezileri yapiyorduk.  Hamam deyince aklimiza Tarihi Galatasaray Hamami’na gitmek geldi.  Birkac kisi toplandik, cantamiza temiz kiyafet, tarak, jole, deodorant gibi muhim malzemeleri koyduk ve hamama pur-i pak olmaya gittik.  Giriste bir miktar ayakbasti parasi aldilar.  Kasanin yaninda cesitli ulkelerin paralariyla fiyatlari gorunce, turistik bir vaziyete maruz kalabilecegimizi dusunduk.  Avluda ayakkabilarimizi cikarirken birer oda anahtari verdiler.   Minik sus havuzunun etrafinda sehpahalara oturup takunyalari giydik.  Sakada sukada merdivenlerden cikip odamizi bulduk.  Oda buyukce bir kabin gibiydi.  Doktor muayene yataklarina benzeyen yuksek bir yatak, ayna ve bir dolap vardi.  Verdikleri kirmizi-gri ekoseli pestemali belimize doladik.  Ben maalesef 8 numara miyop, 1.5 numara astigmat gozlerimi duzelten gozluklerimden ayrildim ve yari kor, arkadaslarimi andiran bulanik seyleri izlemeye basladim.

Yazının Devamı / Continue Reading