Baba Yazıları: Aktivite Ebeveynleri

Standart bir Cumartesi sabahı 9:00’da, büyük çocuğu Bağcılar’daki satranç turnuvasında sandalye kavgası yapan annelerin arasından sıyrılıp okul hocasına teslim ettikten sonra ikinciyi 09:58’de Maslak’ta cimnastiğe yetiştirdim. Oturacak yer kalmadığından yere bağdaş kurup bekledim, arada suyunu verdim, aktivite bitince küçük ile abisinin yanına Bağcılar’a geri gittik.

Standart bir Cumartesi sabahı 9:00’da, büyük çocuğu Bağcılar’daki satranç turnuvasında sandalye kavgası yapan annelerin arasından sıyrılıp okul hocasına teslim ettikten sonra küçüğü 09:58’de Maslak’ta cimnastiğe yetiştirdim. Oturacak yer kalmadığından yere bağdaş kurup bacaklarım karıncalanayazana kadar oturarak, sonra da ayakta bekledim, aktivite bitince küçük ile abisinin yanına Bağcılar’a geri gittik. Yazının Devamı / Continue Reading

Acayip Bir Kısa Film: Aynanın İki Tarafı

Bizim birader ve arkadaşı Sinan’ın çektikleri ikinci kısa film. İzlerken saate ve renklere dikkat etmenizi öneririm. Aşağıda iki ayrı link var, artık devlet büyüklerimiz hangisini kapatmayı uygun görmedilerse ondan izleyebilirsiniz. Biraz uğraşmaya üşenmez ve gene devlet büyüklerimizin hoşuna gitmeyecek kumar reklamlarından rahatsız olmazsanız kapatmaları baypaslamak mümkün tabii.

Bizim birader ve (asker) arkadaşı Sinan’ın çektikleri ikinci kısa film aşağıda.  Birincisini daha önce şuraya koymuştum: işte buraya koymuştum.

Yazının Devamı / Continue Reading

Acayip Bir Kısa Film: Patlamış Mısır

Bizim birader gittiği kısa film kursundan arkadaşları ile (haliyle) kısa bir film çekmiş. Kendi yazdıkları tanıtım cümlesi şöyle, “Genç adam patlamış mısır ve içecekleri enteresan bir şekilde tüketmektedir.” Aslında oldukça yerinde bir tanıtım cümlesi. Filmde ne anlatmaya çalıştıklarını bana sormamanız şartıyla aha aşağıya linkini koyuyorum

Bizim birader gittiği kısa film kursundan arkadaşları ile (haliyle) kısa bir film çekmiş.

Kendi yazdıkları tanıtım cümlesi şöyle, “Genç adam patlamış mısır ve içecekleri enteresan bir şekilde tüketmektedir.” Aslında oldukça yerinde bir tanıtım cümlesi.

Yazının Devamı / Continue Reading

Bayram Misafiri

Taksimetreyi acmadigi gozumden kacmamisti ama secme sansimiz yoktu zaten. Fahis bir hesap verdik ve Bogazici’nin ust kapsinin ordaki gobekte birakildik. Daha fazla gitmek istemiyormus sofor bey. Biz de yolun gerisini kayayazarak yuruduk. Kedimiz evde bakanimizin resmini pisletmisti, mutluydu.

2001 Ramazan Bayraminin son gunu ogleden sonra Seha’yla bir arkadasimizin yavru kedilerine bakmaya gidecektik. Eve bir cift kedi alma planimiz vardi. Kar yuzunden yatti, ben de kaloriferin onundeki koltuga kedi gibi yattim, disarda tipi, elimde Tribun dergisi (3.sayi), radyo’da FG caliyor, keyif yapiyorum. Ama fonda bir gicirti var. Once aldirmadim gicirtiya, elektronik muziktir dedim gectim. Sonra baktim ki muzikle alakasi yok, kedi sesi.

Yazının Devamı / Continue Reading

Mavi Gözlü Dede

Adindan da anlasilacagi üzere erkek olani Mehmet, bahcemizdeki kah cicek sulamaya, kah araba veya balkon yikamaya yarayan siyah pis hortumu almis, balkonda oturup ögleden sonra uykusunun mahmurlugu yasayan dedemi sirilsiklam ederken, ikizi Zümrüt ise kahkahalarla gülüyordu. Dedem hirsindan kudurmus, ayakta avaz avaz bagiriyor ama felcli isaret parmakli sag kolunu sallamaktan baska birsey yapamadan titriyordu. “Hayvanoglu hayvanlar, itoglu itler!!” Pijamasinin pacasindan sipir sipir sular damliyor, gozlerinin atesi umursamaz cocuklari daha da eglendiriyordu.

Anne tarafimdan dedemi kaybettigimde ilkokul dördüncü siniftaydim. Hayatimin ilk büyük acisini dedem tattirdi. Ilk torun, “ilk gözagrisi” olmam sebebiyle dogmus dogmamis bütün torunlarindan daha yakindim dedeme; haliyle her zaman bana hepsinden daha cok ilgi gösterdi. Bayramoglu’ndaki veya Istanbul’un en güzel isimli semti Saskinbakkal’daki evlerinden dönmek icin her ciktigimda ben gözden kayboluncaya kadar koltugundan el sallardi, her seferinde bu acaba onu son görüsüm mü diye içim içimi yerdi. Salladigi sag eli ben dogmadan önce gecirdigi felcten beri iyi tutmazdi, isaret parmagi hep ileriyi isaret ederdi, bükülmezdi.

Yazının Devamı / Continue Reading