Avatar

Jake zorbalara karşı halkı örgütleyen bir William Wallace olacaksa öncelikle kendi dünyasından kovulması lazım ki Pandora’ya ve kızılderililere mahkum kalsın. Bu da ancak Saylonlular kılıklı dünyalılara saldırması sayesinde oluyor ve tabii ki platin saçlı, kas yığını, kafası façalı, diplomasi düşmanı, vahşilerin korkulu rüyası ruhsuz komutan, “Olm Ceyk sen var ya, bittin olm sen!” konuşmasını yapınca oluyor. Tabii ki komutan bu konuşma öncesinde iyi kalpli doktora da “Siz entellektüeller çok safsınız, Hudson River’a bakarak buzlu viskilerinizi yudumluyorsunuz ama dünya gerçeklerinden uzak ecnebi maşalarsınız siz!” konuşmasını yapıyor.

Bu zamanlarda sinemaya gitmek bayağı bir iş aslında ama Çağan şifreli mesaj iletir gibi “Yarın Avatar’a gidiliyor, bilet istiyorsanız Koray’ı arayın” sms’ini çekince imkanlarımızı zorlayarak bizim oğlanı anneannesine sattık. Avatar hakkında az çok birşeyler okumuştum. Öncelikle bütün filmin 3 boyutlu olması ilgimi çekti ve tabii ki gerçekle çizginin birleştirilmesinde kullanılan yeni teknolojiyi merak ettim. Internette bir yerde, detayını okumadığım bir manşette de “Hakkında kopartılan fırtınalar boşuna değil” diye okuyunca atladık gittik.

Yazının Devamı / Continue Reading