Kabataş’ta birden önümüzde bir teyzenin koşmakta olduğunu farkettik. Teyze dediysem basbayağı teyze idi kendisi. Üstünde kahverengi başortüsü, deri bir ceket, elbise, elbisenin altında bir eşofman, kösele tabanlı ayakkabılar ve omzuna asılmış devasa bir siyah çanta vardı. Bayağı da hızlı gittiği için bir süre önümüzde kaldı. Sinan’a keşke makinamız olsaydı da çekseydik derken… Evet, elinde makinasıyla bir genç belirdi ve “hemen çekeyim” deyip bizim resimlerimizi çekti. “Yok bizi değil, şu teyzeyi çeker misiniz, hatıra olsun” dedim.

Etiketler / Tags : , ,

Yarışın sonu Gülhane Parkı’nın içinden geçtikten sonra Bab-ı Ali’nin yanındaki yokuştan devam etti. Orada sabah dükkanlarını açmış hediyelik eşyacılar da bayağı eğlenmektelerdi. Tam oralarda önümde 1.85 boylarında, sarı saçları özenle örülmüş bir abla vardı. Şortu da biraz Türk standartlarına göre kısa olduğundan esnafta adeta maçlarda gördüğümüz meksika dalgası gibi hareketlenmeler oluyordu. Erketeye yatmış arkadaşlarından “Bak lan bak, şuna bak!” uyarısını alan çömelmiş adamlar heyecanla ayağa kalkıp dikkatle izliyorlardı. Neyse ki ablanın yanındaki abi Türkçe bilmiyordu da sabah sabah hırgür çıkmadı.

Etiketler / Tags : ,

İlk seferinde tek hedefim bitirmekti. Son kilometrede nefes borum ağzımdan çıkacak gibi oldu ama bitirdim. İlk yarışım olduğu için anneannem yaşındaki bir ingiliz teyzenin beni geçmesi bile moralimi bozmadı.

Etiketler / Tags : ,
grapes

Sarapçı'ya hoşgeldiniz. Burada gezi yazıları, kitap/film eleştirileri ve çeşitli konularda ufak tefek yazılarımı bulabilirsiniz. Konuk yazarlar isimleri parantez içinde belirtilmişlerdir. Okumaya konular veya tag cloud'dan yazı cinsi seçerek başlamanızı öneririm. Yazıların çoğu uzun olduğu için yazdırıp okursanız rahat edersiniz. İyi okumalar.

Welcome to sarapci.com. This is a personal blog written mostly in Turkish. If you like, you can browse the English posts filed under the "In English" tag. Enjoy.