White Teeth (İnci Gibi Dişler), Zadie Smith (Yalın)

Roman, o mahallelerde yasayan uc ailenin hayatlarini anlatiyor. Bu uc aile birbirleriyle epey icli-disli hale geliyorlar ve kitabin sonunda gecmislerinden geleceklerine kadar her yonlerini taniyoruz. Karakterlerin arasindaki dinamikler oldukca hareketli — hatta romanin bolunmus oldugu bolumlerin her birinin basligi bir karakterin adi ve her bolum bir karakter uzerine kurulmus.

Kotu havali Pazar gunu fenomeni diye bir sey vardir, herkes gayet iyi bilir. Hani uyku sersemi bir sekilde kalkarsin, perdeyi kenara cekip pencereden bakarsin, hava bulutlu ve kapalidir, hic evden cikmak istemezsin. Istanbul’daysan Pazar gazetelerini cekersin onune, renksizlerden baslayarak renklilere dogru bir bir okursun, kahvalti edip goz ucuyla televizyona bakarken. Ya da, Londra’daysan, sakir sikir yagmurun sesiyle uyanirsin, ama yataktan kalkmak bile istemezsin. Birseyler atistirir, bir cay icer, televizyonun karsisindaki divana kurulursun. Eger bezgin ve tembel bir Pazar gecirmekte gercekten niyetliysen, gunun geri kalan buyuk bir kismi o divanda gececektir. Orhan Veli’nin kulaklari cinlasin; benim de kitap okuma hastaligim, iste boyle havalarda nuksetti. En son okudugum romani boyle bir Pazar gunu bitirdim — sabah uyandigimda 250 kadar okunmamis sayfam kalmis olmasina ragmen.

Yazının Devamı / Continue Reading

White Teeth (İnci Gibi Dişler), Zadie Smith

White Teeth hakkini veremeyecek tek cumlelik bir ozet gerekirse 74’lerde dogan 3 cocugun kuzey Londra’daki hayatlariyla ilgili bir roman. Cocuklarin hayatlarinin tam anlasilmasi icin 2 jenerasyon geriye gitmek gerekiyor, dolayisiyla kitap parcalar halinde 1900’lerin basindan 1992’ye kadar, Jamaika, Banglades, Bulgaristan, ve (en buyuk/onemli kismi) Londra’da geciyor. Bu akici ve eglenceli romanin ana temalari goc, Ingilizler ve yabancilar; kontrol, cocuklar ve ebeveynler.

Yaklasik bir senedir White Teeth’in paperback baskisini bekliyordum. Sonunda aldim, hediye ettim, sonra okudum ve begendim.

Bilmeyenlere ve ogrenmek isteyenlere: Amerika ve Ingiltere’de yeni cikan kitaplar ekseriyetle hardcover adi verilen kalin bir cilt ile kaliteli kagida basilarak cikartilir. Kitabin cok heveslileri bu baskiyi fiyatina bakmadan alirlar. Bir sene kadar sonra, artik hardcover’ı alan aldi diye kitabin Turkiye’deki kitaplar gibi ince ve yumusak kapakli ucuz baskisini cikartirlar. Ben kalin kapakli kitaplari hem gereksiz yere pahali hem de cok agir ve katlamasi zor diye almamaya calisirim. Paperback baskinin cikmasini sabirla beklerim.

Yazının Devamı / Continue Reading