Çünkü Burası Japonya (2/3) – Kyoto

Rehberimiz Nemo yine bağlantılarını kullanıp bize İçiriki Çaya isimli mekanı ayarladı. Burası muhtemelen Japonya’daki en meşhur “çayhane”. Hem Memoirs of a Geisha’nın kitabı ve filmi hem de 47 Ronin (Manga ve film) burada geçiyor. Çayhane dediysem, evet geyşalar “maça çayı” denilen yosunumsu Japon çayını ikram ediyorlar ama daha çok içilen şey sake (fermente edilmiş pirinçten yapılan meşhur Japon içkisi).

Japonya serisinin ilk yazısı burada.

Kamakura’dan Kyoto’ya geçiyorum. 

Yazının Devamı / Continue Reading

Çünkü Burası Japonya (1/3) – Kamakura

Özellikle Japonların Sakura dediği Kiraz ağaçlarının açma mesvimine denk getirdiğimiz Japonya seyahatimizin ilk günü 12 yıldır Japonya’da yaşayan Amerikalı rehberimiz Nemo’nun uyarısı ile başladı: “Bu hafta boyunca Japonya hakkında çok sorunuz olacağına eminim; sorularınızı elimden geldiğince cevaplamaya çalışacağım ama bazı soruların tek bir cevabı olacak: Çünkü, Burası Japonya.”

Özellikle Japonların Sakura dediği Kiraz ağaçlarının açma mesvimine denk getirdiğimiz Japonya seyahatimizin ilk günü 12 yıldır Japonya’da yaşayan Amerikalı rehberimiz Nemo’nun uyarısı ile başladı: “Bu hafta boyunca Japonya hakkında çok sorunuz olacağına eminim; sorularınızı elimden geldiğince cevaplamaya çalışacağım ama bazı soruların tek bir cevabı olacak: Çünkü, Burası Japonya.”

Yazının Devamı / Continue Reading

Ağrı Dağı ve İshak Paşa Sarayı

Arabamızı parkettik ve kapıya vardığımızda “Restorasyon Nedeni İle Kapalıdır. Close” yazısı ile karşılaştık. Etrafta dert anlatacak kimse de yoktu. Hemen ardımızdan gelen üç adam da bizim gibi kalakaldılar. İçlerinden en yaşlısı sinirlenip Kürtçe bağırmaya başladı. Ortayaşlılardan birisi sonunda bir görevlimsi adam buldu ve Diyarbakır’dan sırf sarayı görmek için geldiklerini anlattı.

Bir önceki Kars yazımda anlattığım gibi Kars’tan güneye doğru yola çıktık. Hem yol hem de yolun çevresi Kars’tan çıkar çıkmaz ıssızlaştı. Önce Digor’dan, sonra Galatasaraylı Servet’in memleketi Tuzluca’dan, sonra da yemyeşil Iğdır Ovası’ndan geçtik.

Iğdır ovası şaşırtıcı idi. Kars’ın çevresi kilometrelerce uzanan boşluklarıyla, ağaçsız tepeleriyle ve ufuktaki karlı dağlarıyla kovboy filmerinden aşina olduğumuz Amerika’nın ıssız eyaletlerine (Montana, Wyoming, Utah) benziyordu. Ama Kars’tan Iğdır’a doğru giderken önce dağların arasında tek tük ağaçlar belirdi, sonra bir derenin etrafında yemyeşil Digor’u gördük, daha sonra da Iğdır Ovası vaha gibi karşımıza çıktı.

Yazının Devamı / Continue Reading