Malaga

Malaga’nın ara sokaklarından yürürken El Pimpi isimli çok hoşuma giden bir lokantaya girdik. Keşke yemek saati olsaydı da yemeklerini de tadabilseydim diye düşündüm. Birbirine bağlı birçok odadan oluşan ve her tarafından tarih akan bir lokanta burası. Bina eskiden bir rahibe manastırıymış. Lokantanın dip odalarında şarap fıçılarının üstüne meşhur kişiler tebeşirle imzalarını atıyorlar, Banderas ile tek bağlantımız da o imzası oldu. Lokantanın iki girişi var, iddiaya göre bunun sebebi eskiden paralarını içki ve eğlenceye yatıran borçlu kişilerin borçverenlerinden rahatça kaçabilmeleri içinmiş. Alacaklıların arka kapıya dikecek bir adamları yok muydu yahu?

Eskiden İspanya’nın üç güzide mekanı Mallorca (mayorka okuyunuz), Marbella (marbeyya okuyunuz) ve Malaga’yı (bildiğiniz gibi veya Yunancada bol miktarda kullanılan küfür gibi okuyunuz) birbirlerine benzedikleri için karıştırırdım. Artık sadece Marbella ve Mallorca’yi karıştıracağım zira 2008 Mayıs’ında Malaga’ya gittim. İş için gittim ama yarım gün şehri gezdirdiler; zaten ufak bir şehir olduğundan yarım gün kafi geldi.

Yazının Devamı / Continue Reading