Dubliners (Dublinliler), James Joyce

…En ilginci James Joyce’un da aralarında olduğu İrlandalı oryantalistler üstlerindeki İngiliz etkisinden hoşlanmadıkları için İrlandalıların atalarının Doğu Akdeniz’den geldiklerini dolayısıyla İrlanda dilinin ve alfabesinin kökeninin Fenike olduğunu iddia ediyorlar. Hatta James Joyce bir yazısında “Dublin ve Istanbul’un asil ikiz kimliğinden” bahsediyor!

Okuma Cemiyetimizde acılar içinde okumak zorunda kaldığım İklimler‘den bir önceki yazımda yazdığım gibi illallah ettiğim için James Joyce’un Dubliners kitabına sıcak, yaz, plaj demeden heyecanla sarıldım.

Yazının Devamı / Continue Reading

Kara İstanbul

Bazı yazarlar kara hikayenin tanımını farklı düşündüğünden olsa gerek Zagor veya Conan macerası gibi olsun ve İstanbul’da geçsin diye anlamış; bazısı hikaye dediğin aforizma doludur, mümkün mertebe ukalalık yapayım diye düşünmüş; bazısı araba sürülebilecek, cezaevi olan, otel odalarında turistlerin kaldığı hernangi bir şehirde geçebilecek hikayesini şartları yerine getirmek amacıyla pek de kara olmayan semtlerimize yerleştirmiş; bazısı madem ölüm ve kadın olacak dublaj film havası da olmalı diye karakterlere “piç kurusu”, “tanrı aşkına” gibi sokakta duymayacağımız lafları ettirmiş; ecnebi bir neo-oryantalist yazar başka ecnebiler için İstanbul’un turistik yerlerinin arasına müslüman katiller koymuş; bazısı ise İstanbul ile ilgiliyse içinde bir rum bir ermeni bir de yahudi bulunmalıdır diye düşündüğünden Temel fıkrası gibi artık pek de görmediğimiz Lozan tanımı gayrimüslüm vatandaşlarımızı kullanmış…

Calvino yazısından beridir Okuma Cemiyeti‘nde üç kitap okuduk. Kara İstanbul, Then We Came to the End (Ve İşimiz Bitti) ve Franny and Zooey (Franny ve Zooey). Arka arkaya üç yazıda bunlardan sırayla bahsetmek istiyorum. Kara İstanbul hakkında söyleyecek fazla birşeyim olmadığından bu yazı en kısası olacak.

Yazının Devamı / Continue Reading