Çin’e Gitmeden Önce Bilinmesi Faydali Şeyler

Istanbul’a döndükten sonra bu yediğim acayip yemekleri anlatırken Serdar haklı olarak “Hayvanların bütün acayip uzuvlarını yiyorlarsa bu hayvanın normal yerleri ne oluyor?” diye sordu. Babamın söylediğine göre diğer ülkelerden normalde çöpe gidecek bu tavuk tırnağı, ayı pençesi gibi uzuvları çinliler bol miktarda ithal ediyorlarmış.

Uzakdoğu iş seyahatinin ikinci kısmı için Hong Kong üzerinden Çin’e geçtik. Facebook sayesinde Hong Kong havaalanında (7 yıldır göremediğim düğünü için Hindistan’a gittiğimiz) arkadaşım Pratap’ı sadece 1 saatle ıskaladığımı farkettim.  Görebilsem çok sevinecektim, teknoloji hep geç kalıyor zaten…

Yazının Devamı / Continue Reading

Tayvan ve Ucundan Azıcık Hong Kong

Tren istasyonunda en komiğime giden şey şu: tren durunca tam kapının geleceği yere güzel bir turuncu çizgi çizmişler ki vagona girecek kişiler sıraya girsin. İntizam seven bir kişi olarak çok hoşuma gitti. Kullanıldığını da gördüm, daha da hoşuma gitti.

Aralık ayının ilk haftası net 7 günlüğüne Tayvan ve Çin’deydim. Gezi iş gezisi de olsa gittiğimiz yer farklı bir dünya olduğu için turistik olarak da tatmin ediciydi.

Önce Tayvan. Aslında daha da önce Hong Kong havaalanı.

Yazının Devamı / Continue Reading

Bangkok – Yapış Yapış Bir Cumartesi

Taylandlılar zaten çok kibar insanlar, bizim gibi yabancılara da ekstra kibar oldukları için tayland popu çalan tıklım tıklım barda rahatlıkla ilerledik. Köşede prenses ve arkadaşları eğlence halindelerdi. Bir delikanlıya hangisinin prenses olduğunu sordum erkek arkadaşının kucağında oturan beli açık dar kot pantolonlu bir kızı gösterdi.

Üniversiteden Aurelien Boulet isimli bir Fransız arkadaşım var ama kendisine Erdoğan Gülle demeyi tercih ediyorum. Malum Aurelien biz frankofon olmayan türkler için telaffuzu oldukça zor bir isim. Ayrıca kendisini Türkiye’de çalışmaya ikna etmeye çalıştığım için ismini de Erdoğan olarak değiştirdim.

Erdoğan çokuluslu tabir edilen bir firmanın Tayland’daki bürosunda çalışıyor.

2005’te Tayland’a gittiğinden beri bizi oraya davet eder dururdu. Şirketinin Bangkok’un müreffeh bir semtinde tuttuğu dayalı döşeli harika gibi bir dairede kalıyordu, fazladan bir odası da hazırdı. Üstelik her an başka bir ülkeye transfer olması söz konusuydu gitmezsek şansımız yanacaktı. Eh, sonunda uzatmalı sevgilisi Esther’i de sağ parmağına yüzüğü takarak yanına almıştı.

Erkek milletinin ekserisi gibi daima özgür kalacağı iddiasında yaşayan Erdoğan da yüzüğü takınca artık evdeki planların müştereken alındığını kavradık ve bayram tatili planlarımızı her türk evladı gibi son dakikada yaparak 2006 yılının Ocak ayında 13 saat süren –hayatımızın en uzun– uçak yolculuğu sonunda, sıcak ve nemli bir Cumartesi sabahı, Bangkok’a vardık.

Yazının Devamı / Continue Reading

Hakone, Japan (Gökçe)

I feel like I am 6-years old and my Mom is nagging me to take a bath while I am watching my favorite cartoon on Sunday night. “Come on take bath” says our Japanese host at Fukuzumiro Ryokan in Hakone. “Hai. Thank you. After the music finishes” I tell her. “I serve dinner, take bath” she says again. Trying not to be rude, I turn back listening to the mysterious and calming Japanese live music.

Off the Beaten Path
I feel like I am 6-years old and my Mom is nagging me to take a bath while I am watching my favorite cartoon on Sunday night. “Come on take bath” says our Japanese host at Fukuzumiro Ryokan in Hakone. “Hai. Thank you. After the music finishes” I tell her. “I serve dinner, take bath” she says again. Trying not to be rude, I turn back listening to the mysterious and calming Japanese live music.

Yazının Devamı / Continue Reading