Türkiye İzmir Olsun

Balıkçı kılıklı adamlar ellerindeki çapari oltalarının bir kancasını sağ burun deliğime, ötekisini kulağıma, üçüncüsünü gözüme geçirirken öteki ellerinde tuttukları sigaranın külü yere düşmesin (denize silkelenecek) diye oltalarının kurşununu ayağıma dolamaya çalışıyorlar. Bir tanesi oltasına yem takarken 4 metrelik olta sopasını denize dik koyup sonra havaya kaldırıyor, üstünden 1500 metre engelli yarışındaki gibi atlamanız gerekiyor. Ötekisi boğazdan orkinos yakalayacak ya, oltayı daha uzağa atabilmek için gerilip sağına soluna bakmadan haşırt diye sallıyor. Bir kere köpeğini gezdiren bir çiftin köpeğini yakaladı biri bu şekilde. Neyse ki köpek efendi çıktı da herife birşey olmadı. İçimden ulan şu köpek ben olsaydın da herifi ibret olsun diye kıçının en gevrek yerinden ısırsaydım diye düşünmedim değil.

İş için ayda bir kez İzmir’e gidiyorum. Genellikle günübirlik yaptığım bu seyahatlerde çoğu kez İzmir şehrini görmeden dönerim. Ama bu sefer işim biraz daha uzun olduğundan Pazar akşamından gittim ve iki gece kaldım.

Yazının Devamı / Continue Reading

Tel Aviv – Züğürdün Rio’su

Tel Aviv’de de Rio gibi şehrin tam içinde bir sahil şeridi var. Açık renkli ve ince kumsal oldukça geniş. Kumsalın kara tarafına hafta içinde bile kullanılmakta olan voleybol fileleri gerilmiş, futbol kaleleri yerleştirilmiş. İsrailli gençler Rio’lu yaşıtları gibi futvoley de oynuyorlar üstelik! Kumların bittiği yerde bir promenad yapmışlar ve günün her saatinde insanlar yürüyorlar, koşuyorlar, bisiklete biniyorlar, paten kayıyorlar. Hatta utanmadan promenadın kaldırım taşlarını bile Copacabana’ya benzetmişler! Ha bu arada İzmir Kordon’un da aynı desenin çok benzerini kullandığına da dikkatinizi çekerim…

Bu yazıda türkçemize sevdiğim bir ingilizce deyimi ithal etmek istiyorum. “Poor Man’s …” bir şeyin daha meşhur olan aslına benzeyen ama ondan bir nebze kötü olan başka bir şeyi tarif etmek için kullanılmaktadır. Belki 2000’lerde argomuza yerleşen “çakma” kelimesi uygun bir tercüme olabilir.  Ama ben “züğürdün” kelimesini kullanmayı tercih edeceğim.  Çakma daha çok taklit anlamında kullanılıyor.  Züğürdün Rio’su dersek Rio’dan azıcık daha kötü (ve değersiz) olduğu anlamını da verebiliyoruz.

Yazının Devamı / Continue Reading

Shanghai, Beijing, Xi’an, Hong Kong Notları (Yalın)

Çin denince akla gelen ilk aktivitelerden biri kimileri için tabii ki alışveriş. İlk sabahımızda Shanghai’ın “Old Town”ında tipik Çin mimarisi (çatıların köşeleri kıvrımlı) evlerin arasında dolaşırken irili ufaklı tıklım tıklım dükkanlarla karşılaştık ama en çok dikkatimizi çeken “Luviton Luviton Gucci Prada” diye üstümüze atlayan üreticiler oldu. Önce ana caddede elinde katalogla turistlerin ilgisini çekiyor, sonra “tu minits” diye diye ten minits uzaktaki dükkanına götürüyor ve genelde asıl dükkan başka bir dükkanın arkasındaki gizli bir kapının ardında oluyor – ordaki kalabalığı ve Batılı turistleri görünce şaşırmamak elde değil. Pazarlık konusu inanılmaz tabii ki.

Çin: çocukluk atlaslarımızın kocaman kırmızılığı, mutfağını insanlarından iyi tanıdığımız, binlerce yıllık gizemli tarihini filmlerden biraz öğrendiğimiz, seddi sürekli karikatürlerimize konu olan, günümüz dünyasında en çok gündemdeki, hakkında haber çıkmadığı güne rastlamak mümkün olmayan, mutfağımızdan çocuk odalarımıza evlerimizdeki ürünlerin birçoğunun doğumyeri, dünyanın en büyük dördüncü ekonomisini barındıran ve petrol fiyatlarından uluslararası ticari dengelere kadar bizleri artık günlük ve direk olarak da etkileyen bir çok konunun gidişhatında önemli söz sahibi bir memleket.

Yazının Devamı / Continue Reading

Çin’e Gitmeden Önce Bilinmesi Faydali Şeyler

Istanbul’a döndükten sonra bu yediğim acayip yemekleri anlatırken Serdar haklı olarak “Hayvanların bütün acayip uzuvlarını yiyorlarsa bu hayvanın normal yerleri ne oluyor?” diye sordu. Babamın söylediğine göre diğer ülkelerden normalde çöpe gidecek bu tavuk tırnağı, ayı pençesi gibi uzuvları çinliler bol miktarda ithal ediyorlarmış.

Uzakdoğu iş seyahatinin ikinci kısmı için Hong Kong üzerinden Çin’e geçtik. Facebook sayesinde Hong Kong havaalanında (7 yıldır göremediğim düğünü için Hindistan’a gittiğimiz) arkadaşım Pratap’ı sadece 1 saatle ıskaladığımı farkettim.  Görebilsem çok sevinecektim, teknoloji hep geç kalıyor zaten…

Yazının Devamı / Continue Reading

Rio de Janeiro

Kiyafetler ise benzer, her yastan ve kilodan kadinlar tanga ve minik bikiniler giyiyorlar. Eskiden Firt’in kapagindaki kizlarin giydigi 4 kucuk ucgenden olusan mayolar bunlar. Erkekler ise ekseriyetle slip mayolular. Zaten erkek kadin butun yabancilar koca koca mayolarindan hemen anlasiliyor.

2003 yılında, çocuklar henüz doğmadan, karı-koca başbaşa yaptığımız Rio de Janeiro (Ocak Nehri demekmiş) gezisi 1950 Dünya Kupası için inşa edilmiş olan Maracana Stadı’yla başladı.  Yazının Devamı / Continue Reading