7 Blog Memi

Konumuza dönecek olursak, favori blogcularımın bazıları (divadeiwob, imge, ludmilla) sarapci.com’u en sevdikleri 7 blog arasında saymışlar. Bu durumda benim de teamüllere uyup kendi seçimlerimi yazmam gerekir. Blogları keşfediş sırama göre ve aktif yazarlardan (seri katil olamayacakları eleyerekten) seçerek aşağıya diziyorum, buyrunuz.

Son zamanlarda bir tane de blog kardeşliği memi gezinmekte. Benim bizim jenerasyondan blog cahili okurum bol olduğundan memin ne menem birşey olduğunu kısaca anlatmam lazım.

Aslında daha önce ingilizce yazdığım bir yazıda (Literature Meme, Midnight’s Children) anlatmıştım ama bir de Türkçe deneyeyim. Mem (aslında mim) Wikipedia’da “kişiden kişiye kelime veya hareketlerle yayılan bilgi, fikir veya yöntem” olarak tarif edilmiş ama pratikte memlerin amacı blog yazarlarının yazı yazmalarını teşvik etmektir diyebiliriz. Yani mem yazmak facebookta poke etmek gibi bir nevi internetten dürtme hareketidir.

Mem kelimesini ilk kullanan kişinin Richard Dawkins olduğu dedikodusunu da eklemek isterim. O biyolojik bir kontekstte kullanmış ama olsun. Dawkins’in linkini verdiğim web sitesi ülkemizde hala kapalı, açılacağı da yok – ama nasıl ulaşacağınızı artık öğrenmişsinizdir. Sansürcü devlet büyüklerimiz sayesinde vatandaşlarımız artık futbol eleştirmenliği, ekonomistlik, deprem uzmanlığı gibi mesleklerinin yanına hacker’lığı da eklediler. Mesleksiz yığınlardan bahseden Çetin Altan‘ın kulakları çınlasın.

Konumuza dönecek olursak, favori blogcularımın bazıları (divadeiwob, imge ve ludmilla) sarapci.com’u en sevdikleri 7 blog arasında saymışlar. Bu durumda benim de teamüllere uyup kendi seçimlerimi yazmam gerekir.

Blogları keşfediş sırama göre ve aktif yazarlardan (seri katil olamayacakları eleyerekten) seçerek aşağıya diziyorum, buyrunuz:

Suya Bandım, Bandım Doydum: Divad’ı nereden nasıl keşfettiğimi hatırlayamıyorum. Edebiyat ve müzik de yazar felsefe ve geyik de. Yollarımız kesişince cismen de tanışıp çeşitli rock barlarda bira içmişliğimiz de vardır.

Aslında Zor Değil: Divad’dan Deryik’e ulaşmıştım. Blog alemindeki en keskin kalemlerden, sık sık ahh ne güzel giydirmiş ah daha çok okuyan olsa diye hayıflanırım. Bir gazetede yazıyor olsaydı gelen kutusu aşk ve nefret mektuplarından kilitlenirdi.

As I Lay Dying ve Serablog: Ludmilla ve Sera’yı beraber yazdım zira özür dileyerekten ikisini hala karıştırdığımı itiraf etmeliyim! Genellikle hemfikir olduklarından, aynı anda ikisini de keşfettiğimden ve sık sık dizayn değiştirdiklerinden olsa gerek. İkisinin tavsiyeleriyle çok kitap aldım ve film izledim.

İmgeleme: İmge de sonradan tanıdık olduğunu anladıklarımdan, ama karşılaşmamış da olabiliriz. Fakat aynı yalaktan su içtiğimiz kesin. O da kitap ve film dışında sergi ve tiyatro da yazar.

Hafiye: Hafiye’yi de oradan buradan sekerken buldum. Bir gün bir yorum yazdım da anlaşıldı ki biz aslında tanışıyoruz! Nereden baktığınıza göre değişecek şekilde hem erkek tarafıyım hem de kız tarafı. Hafiye’nin blogunu kategorize etmek zor, kolaya kaçarak kişisel blog diyebiliriz. Biz de röntgenci oluyoruz bu durumda.

Adın Ne Senin: Gubilik son zamanlarda savsaklamaya başladı, doğrudürüst bir bahanesi de olduğunu zannetmiyorum. Neyse bu uyarı olsun ona. Efendi olsun. Kedileri battaniyenin üstüne serpiştirdikten sonra kendisi de kedi gibi yatıp duracağına iki tane yazı yazsın.

Tarafsızlık ilkeleri ışığında bazı yazarları (Mustafa Mağripli, Gökçe, Hikmet) kategori dışı bırakmak zorundayım. Ama onlara da bakmanızı salık veririm.

Bu kadar tanıdık olmasalardı mem listesini yapmak daha zor olacaktı.

8 thoughts on “7 Blog Memi”

  1. Ben zaten ancak üç adet blog takip ettiğimden top 7-10 gibi bir şey benden çıkmaz. Zaten o üçe girmek şereftir 🙂
    Buralara uğradığıma göre oradasınız diyelim. Karşılıklı takdirleşelim 🙂

  2. Divad: Yoksa Adana’da bir pavyonda yan masaya yanardöner tabak mı yollamıştım? 🙂

    Tümel: Olm Midnight’s Children yazısını da okusana. Mem olması benim de işime gelirdi aslında en azından meme resmi arayanlar google’dan akın akın gelmezlerdi…

  3. Dedikodu değil Richard Dawkins, The Selfish Gene’de (1976) kelimeyi kullanıyor, sadece kelimeyi kullanmıyor bununla alakalı bir chapter var. Dan Dennett ve Susan Blackmore da konuyu daha sonra oldukça derinlemesine inceliyorlar. Susan Blackmore’dan The Meme Machine iyi bir örnek. Bloglarla vesaire de hiç alakası yok konunun, 30 yıldan beri konu ortada olduğundan olması da olası değil. Bir de meme kelimesi zaten gene kelimesinden türetme olduğundan ötürü, gene’in Türkçesi gen olduğundan meme’inkinin de mem olması mantıklı olanı.
    Kişiden kişiye yayılıyor olmaları da bulaşıcı olmalarından ziyade genler gibi kendi kendileri kopyalıyor olmalarından ileri geliyor

  4. cok hos olmus bu “sarapci.com blog odulleri”… bu kadar entellektuel yazar arasinda, domestik blogumdan “juri arkadas torpili” bolumunde bahsedilmesinden gurur duydum…

  5. Heyoo!! Adımı burada gördüğüme çok sevindim..:) Teşekkürler..

    Ludmilla beni tanımış, ona da sevindim ve selamlarımı yolluyorum kendisine..:)

    Sevgiler…

  6. Yine karıştırılma tehlikesine karşın -Sera ile alt altayız ya o bakımdan- yazmadan edemedim, 7 blog mimi hoş oldu, İmgeleme’yi tanıdım 🙂

  7. buraya eklenmek benim için bir şereftir efendim. bolca teşekkürler ederim. ayrıca belirtmek isterim ki, ludmillayla benziyoruz ama o kadar da değil 🙂

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *